Bunca imkâna ve teknolojiye rağmen neden Ara Güler gibi
levent bilgen
gibi bir fotoğrafçı ya da fotoğraf sanatçısı çıkaramıyoruz? Onun fotoğraflarını bu denli ayrıcalıklı kılan şey ne?
gibi bir fotoğrafçı ya da fotoğraf sanatçısı çıkaramıyoruz? Onun fotoğraflarını bu denli ayrıcalıklı kılan şey ne?
0
levent bilgen (18.02.19)
Fotoğraf duygu, bakma ve görme işidir. Bunun yanında kısa sürede ışık ve diğer etkenleri iyi analiz edip çıkacak sonuca doğru aktarma kabiliyetidir.
Her dslr makine sahibi yada her iyi makineye sahip olan insan iyi eserler ortaya çıkartacak diye birşey mümkün değildir. Günümüzde çoğu beğendiğimiz fotoğraf ya ışık, ya sahne ya da içerisindeki özne dahil manipülasyonlu, yani photoshop ile düzenlenmiş halde.
0
Northern Mariner
(18.02.19)
Zamanin ruhu diye bir şey var. Böyle insanları uygun koşullar doğurur. Diye düşünüyorum ben.
0
olaylar olaylar
(18.02.19)
Senin dediğin mantık ile yola çıkarsak en pahalı gitara sahip olan kişinin mükemmel gitar çalması beklenir.
Fotoğraf için makine sadece aracıdır. Önemli olan ne gördüğün, nasıl baktığın, zihnine nasıl oturttuğun.
0
kablelvuku
(18.02.19)
ara güler hikaye anlatır. fotosuna baktığında kafanda bir hikaye canlanır ve öyle kareler yakalar ki ilk defa o hikayeyi düşünürsün o sebeple önemlidir.
önemli olan hikaye anlatabilmek yani.
0
dedim dedim de kime dedim
(18.02.19)
yaşadığı zamana göre ayrıcalıklı olması. bugun de ara güler kadar yetenekli fotoğrafçılar var ancak sıyrılıp fark yaratmaları o bilinirliğe ulaşmaları çok zor.
0
orpheus
(19.02.19)
çünkü imkana ve teknolojiye odaklıyız.
oysa iyi fotoğrafı iyi makina çekmez. iyi romanı iyi daktilo yazmaz. iyi resmi en pahalı boya yapmaz.
iyi fotoğrafçı yetiştirmek için gereken sabır bizde yok. bu yüzden de yıllarca çalışıp uğraşan fotoğrafçı çıkmıyor artık. herkes üçüncü ayında megapiksellerini sergilemek istiyor. oysa magnum ekolünde fotoğrafçı makinasıyla beraber yıllarca pişer.
öğrenmesi zor olmayan, mümkünse başka insanlarla karşılaştığımız 5,6,7,8 kişilik oynanabilen multiplayer oyun arayışımız var. kısacası sorunumuz şu: 8-10 kişilik bir arkadaş grubuyuz. yer yer maksimum sayıya ulaşıyoruz. normal şartlarda pubg ring of elysium csgo falan oynuyoruz ama kalabalık olunca
öğrenmesi zor olmayan, mümkünse başka insanlarla karşılaştığımız 5,6,7,8 kişilik oynanabilen multiplayer oyun arayışımız var.
kısacası sorunumuz şu: 8-10 kişilik bir arkadaş grubuyuz. yer yer maksimum sayıya ulaşıyoruz. normal şartlarda pubg ring of elysium csgo falan oynuyoruz ama kalabalık olunca ya yarımız oynayamıyor ya iki takım çıkarıyoruz ama aynı haritaya düşemiyoruz falan. olmuyor yani kısacası. cs go desen 9 kişi olsan bile olmuyor. illa 10 kişi olman lazım geliyor, takımlar dengelenmiyor vs. uzun iş.
yarımız dotayı biliyor, diğer yarımız lolü. iki tarafta diğer oyunu öğrenmeye üşendiği için beraber oynayamıyoruz. moba işi de yaş yani.
bize şöyle alternatif, 30lu yaşlarında çok kişinin bir arada oynamaktan keyif alacağı bir oyun önerebilecek var mıdır? aklımıza battlefield falan geliyor meydanda beraber çarpışırız falan diye ama o da çok fazla kişiyle oynandığı için aynı oyunda oynayıp ama takım halinde bir aksiyonun çok da mümkün olmadığı bir senaryo gibi geliyor. 60 kişilik serverda 8 kişiyseniz kısacası aslında beraber değil de başka insanlarla oynuyormuşsunuz izlenimi veriyor yani.
tür çok önemli değil ama belli kıstaslarımız var:
-öyle bir iki gün oynayıp sonra sıkılınacak bir şey olmamalı. ilk oynanışta çok zevkli olan ama sonra tekrara düşen çok oyun var çünkü. (deceit buna güzel bir örnek mesela bilenler için)
-kolay öğrenilebilen bir oyun olmalı: yaşımız büyük. işimiz gücümüz var. akşam mesai sonrası 2-3 saat oynayan adamlarız yani boş kaldıkça. moba gibi ağır derinliği olan oyunlar bizi bozar. öğrenene kadar sıkılırız.
-kasmalı falan sürekli devam eden bir oyun olmamalı. mmorpg olmamalı yani. muhabbette iyi gitse de kasması falan üşeniyoruz. bize gelmiyor. geçmişte çok oynamışlığımız var, tekrar kendimizi kaptırmaya pek niyetimiz yok.
teşekkürler mutlakşamlar...
0
syozkn (18.02.19)
biz torchlight 2 atıyoruz. öyle bam güm girişiyorsun her şeye boss falan kesmeli güzel yani.
0
dedim dedim de kime dedim
(18.02.19)
torchlight sistem dostu casio hesap makinesinde bile çalışabilecek bir oyun.
indirimdeyken 3 liraya almıştım, 3ten fazla vermilmez.
age of empires serisi falan olabilir nostalji seviyorsanız ve mac kullanmıyorsanız eğer.
90 beygirlik olması ve renault markasının algı olarak negatif etki yaratması nedeniyle hanesine eksi olarak yazılıyor. Ama tasarım gibi efendime söyliyim yakıt tüketimi gibi konularda harika diyebilirim. Sizce alınır mı dizel enjektörlerinin aşınöası gibi eski renaultlarda çıkan sorunlarla karşılaşı
90 beygirlik olması ve renault markasının algı olarak negatif etki yaratması nedeniyle hanesine eksi olarak yazılıyor. Ama tasarım gibi efendime söyliyim yakıt tüketimi gibi konularda harika diyebilirim. Sizce alınır mı dizel enjektörlerinin aşınöası gibi eski renaultlarda çıkan sorunlarla karşılaşırmıyım? Kullanmış olanlara yöneltiyorum bu soruyu.
0
sack jparrow (10.02.19)
geçen gün kullandım, yaklaşık 200km'de 100tl yaktı. 100'e kadar çevik ama 100'den sonra motor kaldırmıyor fazla belli ki şehir içi için tasarlanmış. bana kalırsa uzun yol yapılmaz bir megane, octavia, toledo'dan fazla yoruyor.
0
dedim dedim de kime dedim
(10.02.19)
200 km de 100 tl yakmaz o motor.
0
jefferson
(10.02.19)
200 km'de 100 tl yaktırmayı başarırsanız o arabaya ben size aynı arabadan hediye edeceğim.
sorunun cevabı: bu araçlar dci motorun az yakmasıyla ilgili çok popüler. dizel enjektörler zamanla aşınacak ve değiştireceksiniz mecbur. bunu bir bakım olarak düşünün. yapılması gerekiyor. ben kullandığım dönemde sorun yaşamamıştım. ayrıca cebimi de korumuştu.
0
iddaaci
(10.02.19)
taş gibi arabadır ve piyasası vardır. renault türkiye şartları için mükemmel arabalar üretiyor.
200km'de 100TL yakan arkadaş araba kullanım alışkanlıklarını ciddi olarak gözden geçirmeli.
0
trajikomix
(11.02.19)
Reno markasının kötü bir imajı falan yok ki, aksine inanılmaz popüler. Dizel demişsin peynir ekmek gibi satılıyor. 1.5 dci motorlu fluence kullandım bir süre, inanılmaz az yakıyordu, bir depoyla 900 km gidebiliyorsun. Bence gayet alınabilir bir araç.
0
roket adam
(11.02.19)
Daha eski model benzinli modelinin içinde bulunmuştum çokça. O zaman pek sevmemiştim. 2017 model dizel kullanınca fikrim değişti. Çok seri olması hoşuma gitti. İç mekan da güzel. Tek sıkıntı arkanın küçüklüğü. Aile değilseniz alınır.
0
Depik
(11.02.19)
çok ayrıntılı bilmiyorum ama renault clio 4 dizel var bende. sanırım 1.5 dci 2015 model olması lazım. 50k km yaptım. öncelikle çok az yakıyor. ben biraz hızlı kullanıyorum 5.5 lt/100 km yakıyor ama dikkatli olunuyorsa 4.5-5 lt/100 km yakar. 4 altına kasanlar filan var youtube'dan bakabilirsin.
genel olarak uzun yola alışığım ama bu araçla 25 kere ankara-istanbul, 4-5 kere ankara-datça/ege kasabaları yaptım, 5 kere kartalkaya ve kartape'ye çıktım ve hiçbir problemle karşılaşmadım. araba küçük olduğu için rüzgarlı havalarda yüksek süratlerde biraz yoruyor sadece.
otoyolda filan 150-160 km/saatte kullandığımda bir performans düşüklüğü yaşatmadı. nadiren uzun yolda 5. viteste 95-100 km/saatte giderken bir çekim problemi hissediyorum, ileride nolur bilemem.
önü filan iyi 1.85 cm 100 kilo olmama rağmen rahat ediyorum ama arka kısmı çok dar. 4 kişilik aile arabası kesinlikle değil. aile arabası diye alınmadığı takdirde şahsen tavsiye ederim. küçük araba olduğu için şehir içinde bile çok rahatlık. babamın passat'ı kullanırken artık çekiniyorum bir yere çarpıcam diye.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(11.02.19)
200 km'de gerçekten 100 tl'lik yakıt yaktıysa o araba her an tutuşabilir.
7 sene once bu konuda kucuk bir deneyimim olmustu.Ama onu devren almistim. Simdi 50 60 m2 bi yerin dekarayonunu bir ic mimRa yaptirmak istiyorum. Maliyet konusunda fikir almak istiyorum.Deneyimi olanlar yazarsa sevinirim. Maliyet cok degisir demeyin bahsettigim 50 m2 ortalama bir cafe. Tesekkurlet
7 sene once bu konuda kucuk bir deneyimim olmustu. Ama onu devren almistim. Simdi 50 60 m2 bi yerin dekarayonunu bir ic mimRa yaptirmak istiyorum. Maliyet konusunda fikir almak istiyorum. Deneyimi olanlar yazarsa sevinirim. Maliyet cok degisir demeyin bahsettigim 50 m2 ortalama bir cafe. Tesekkurlet
0
sonhakan (07.02.19)
kullanılacak malzeme hatta malzemenin kalitesine göre bile değişir malesef net birşey söylemek mümkün değil.
0
hıkmıkzık
(07.02.19)
140 journos cafe açmak diye YouTube’ta bir seri var, tavsiye ederim.
0
rumeli beylerbeyi
(07.02.19)
sen bi malzeme parası ayır işçilik hariç iç mimara 3k dükkan en az 6 aydan 18k kirası olsa 10k makine falan 15k dekorasyon 10-15k iç mimar 7-8k işçilik vs 20k işletme bütçesi 10k'da kenara koy 18+10+15+12+7+20+10=92, 8'de oraya buraya gitsin 100k 6 aylık en düşük maliyet çalışan hariç ayda 16,6k'yı geçmen lazım günde 553tl'yi geçmen lazım. 8 masa %50 verimle 2saat rötarlı çalışsa 10saat aktif çalışsan 20 hesap gelir hesap başına 553/20 = 27,65tl karla hesap kesmen lazım. hesabın %10'u maliyet desek 30tl falan hesap kesmen lazım ki dükkan en azından kendini döndürsün. biri gelip çay istedi mi?! battın :(
Selamlar Cumartesi insanları,Vardır çevrenizde mutlaka, son 1-2 yılda bir iş kuran, işi tutturan, inanılmaz zenginleşen ve hayatı değişen insanlar. Sorum şu:Hangi işlere girdiler?Nasıl para kazandılar?Hikayeleri ne?Paylaşabilir misiniz?
Selamlar Cumartesi insanları,
Vardır çevrenizde mutlaka, son 1-2 yılda bir iş kuran, işi tutturan, inanılmaz zenginleşen ve hayatı değişen insanlar. Sorum şu:
Hangi işlere girdiler? Nasıl para kazandılar? Hikayeleri ne?
Paylaşabilir misiniz?
0
aradaki uzaklik (02.02.19)
bizim burada 3-4 genç lokmacı açtı.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.02.19)
firma kurup iş için ön ödeme alıp sonra ortadan kaybolan insanları sayıyorsak en çok hikaye orada var.
0
dedim dedim de kime dedim
(02.02.19)
@pro +1 yükselen değer lokmacı,hem yerli hem milli.
0
jactantia
(02.02.19)
Kokoreççi bir emekli dayı ben taşınmadan önce Adana'da garibanlıktan ötürü başladı kokoreç işine. Zengin oldu adam öyle bir tuttu ki.
Yine emekli bir abimiz tanıdık, ikramiyesi ile bildiği iş olan bilgisayar toplama, kurulum, tamir işinde baya ilerledi yürüdü gitti. Bu Bitcoin mining işleri Türkiye'de yaygınlaştığı sırada baya sistem kurdu miningcilere.
islamci basın bir süredir kenevir de kenevir diye tutturmus, yandaş medyada sürekli kenevirin nasil süper bir sey oldugu, bizi fakirlikten kurtaracak mucize bitki oldugu pompalaniyor. şunu anliyorum, kenevir üretimi yayginlastirilacak ve birisi bundan cok para kazanacak. ama anlamadigim şu, neden bu
islamci basın bir süredir kenevir de kenevir diye tutturmus, yandaş medyada sürekli kenevirin nasil süper bir sey oldugu, bizi fakirlikten kurtaracak mucize bitki oldugu pompalaniyor. şunu anliyorum, kenevir üretimi yayginlastirilacak ve birisi bundan cok para kazanacak. ama anlamadigim şu, neden bu tantana? hükümetin kenevir ürettirmek gibi bir derdi varsa, bunu sessiz sedasiz yapabilirdi. nedir bu kenevir sevdasi?
0
proteus (02.02.19)
Goygoy iste ya. Kenevir uretimi zaten serbest, bizi tutan biri de yok. Git al iznini uret. Kotu niyetin yoksa sikinti cikmiyor.
Seka kagit fabrikasini kapatip sonra kagit cok pahali cunku dis gucler engelliyora getirdiler.
0
acemi
(02.02.19)
ben kendimi bildim bileli biz kenevir yeriz. kavurga diye biz has buğday yemeği var. onun içine katarız. acaba bu bilmediğim bir kenevir mi? ilgiç
0
for day to break
(02.02.19)
biri kesin kenevir işine girdi, devlette toplu alım yapıcak sonradan nedir bu 5 milyar dolarlık kenevir alımı demesinler diye önden milleti gazlıyorlar. sonrada ip yapıcaz, yakıt yapıcaz alışveriş poşeti yapıcaz vs diyecekler.
şimdi bir komisyonculuk yapıyorum.brezilyadan bir ürün alıp kanada ya satılacak.brezilyadan fiyatı ürünü ben buldum.türkiyeden bir firma da kanadadan alacak müşteri buldu.türkiyedeki aracı diyor ki, agent agreement yaparız, satışı müşterimize direk siz yaparsınız, bize de aracılık ücreti ödersiniz.a
şimdi bir komisyonculuk yapıyorum.
brezilyadan bir ürün alıp kanada ya satılacak.
brezilyadan fiyatı ürünü ben buldum.
türkiyeden bir firma da kanadadan alacak müşteri buldu.
türkiyedeki aracı diyor ki, agent agreement yaparız, satışı müşterimize direk siz yaparsınız, bize de aracılık ücreti ödersiniz.
anlayan var mı ?
0
love is hate (02.02.19)
Sen onları araya koymadan komisyon falan verme. Bu klasik müşteri bulma karşılığı emlakçı komisyonculuğu yapacak gibi görünüyor. Brezilya'da bulduğun ürünün, Kanada'da satış temsilciliği sadece bu Türkiye'deki firmaya aitse bilemeyeceğim.
Sen malı bulmuşsun ve sermayeyi koyuyorsun, onlar da karşı tarafla ilgili gümrük ödeme vb. işleri yapsınlar, çalıştır adamları ve başarılı satış karşılığında komisyon vereceğini belirt.
0
malheiros
(02.02.19)
yapacağın işte nakit akışı senin kullandığın bir bankadan olmadığı sürece çok riskli, agreement vs korumaz seni. mümkünse siz kendi kullandığınız banka üzerinden gerçekleştirin işlemi kendi cutınızı alın geri kalanı gönderin.
Sanayide çalışan sitelerde mobilya yapan berber şoför gibi mesleklerde çalışan kişilerle samimiyetiniz var mı. Yoksa parasını vereyim işimi görsün gitsin mi diyorsunuz benim gibi?
Sanayide çalışan sitelerde mobilya yapan berber şoför gibi mesleklerde çalışan kişilerle samimiyetiniz var mı. Yoksa parasını vereyim işimi görsün gitsin mi diyorsunuz benim gibi?
0
her gece aç (02.02.19)
Ayni kafadaysak olurum aslinda ama zor iste. Keske dunyalarimiz da benzer olsa. En basta oy verdigimiz parti bile yuksek olasilikla farkli olacak bu da cok farkli yasam bicimlerinin gostergesi.
0
Traveller
(02.02.19)
zorunlu samimi olma durumu var adam işini iyi yapsın diye, mesela markanın kendi servisine götürdüğünde hiç öyle bi durum yok edit : adam tamirci çıktı rıza baba
0
dedim dedim de kime dedim
(02.02.19)
Sözlükte bir entry var, şimdi bulamayacağım. Arabasını tanıdığı tamirciye bırakıyor, gece tamircinin oğlu alkollü kaza yapıyor, tamirci param yok karşı tarafın zararını ödeyemem, senin arabanı da yavaş yavaş ben yaparım diyor. Sonra karşı taraf dava açınca, tamirci, yazarın, oğlunu içirip direksiyon başına oturttuğu şeklinde ifade veriyor.
Hepsi böyle değil, ama genel itibariyle mesafeli olmakta fayda var. Zaten devamlı müşteri isen ödemede falan kolaylık yapar, sırada öne alır falan ama arkadaşlık falan fazla...
0
malheiros
(02.02.19)
Mecburen samimiyet kuruyorum, hatta hic yapmadığım halde, memleket muhabbeti yapıp hemseri çıkmaya çalışıyorum. Tabi hep bir güvercin tedirginliği oluyor içimde kazıklamasın diye.
0
herhaltibiliyoring
(02.02.19)
@sivri senin bu yöntem berberler icin geçerli olabilir, onlar hep yeniden gelmeni saglamak isterler. Ama bir oto tamircisi nasılsa bir daha gormuycem diye kazığı basabilir ya da işi savsak yapabilir, benden çıksın da kimde patlarsa patlasın diyebilir. o yüzden yılandan korkmam, oto tamircisinden korktuğum kadar :)
0
herhaltibiliyoring
(02.02.19)
Pek samimi olmam genelde.
0
stavro
(02.02.19)
tüm bu alanlarda, her gün gittiğim market bile olsa samimi olmuyorum. samimiyet cıvıklığa dönüşüyor, geçmiş tecrübelerim hep bunu gösterdi. amcam sanayide motor ustasıdır. amcama bile yapılan işlerde her zaman işçilik öderim. diğer lastikçi kaportacı, bunlar için de durum aynıdır. "abi önemli değil para vermene gerek yok" deseler de asla "tamam" demem. her zaman "karşılığı neyse vereyim" derim. çünkü iş başka akrabalık/arkadaşlık başka.
0
trajikomix
(02.02.19)
Ben sirf muhabbete oto sanayiye giderim zaten. Her hafta ugramazsam yanlarim agriyor.
hayatımda ilk kez uzatmaya karar verdim ancak bu dönemde ne yapılır bilmiyorum. arada berbere gidip toplatmak gerekir mi yoksa berberin önünden dahi geçmemem mi gerekiyor. ek olarak saçlarım aşırı dalgalı çok garip haller alabiliyor :(
hayatımda ilk kez uzatmaya karar verdim ancak bu dönemde ne yapılır bilmiyorum. arada berbere gidip toplatmak gerekir mi yoksa berberin önünden dahi geçmemem mi gerekiyor.
ek olarak saçlarım aşırı dalgalı çok garip haller alabiliyor :(
0
tabanzabonanza (01.02.19)
İlk uzama sırasında bir dönem homeless gibi dolaşacaksın, onu şimdiden göze al derim. Ben 7 yıl uzattım, yanlar (sadece kulak üstü) ve ense harici makas değmemişti saçıma.
arada gidip kırıklarını aldırmak mantıklı ama genelde bu işlem berberin orantısız güç uygulaması sebebiyle maalesef istenen sonucu vermiyor. evde yapılabilecek bi yöntem bulup uygulanabilir.
0
elorelia
(01.02.19)
berbere gitme düzelticem diye kısaltırlar
0
bir soru sorcam
(01.02.19)
Berbere gitme +1 Kırıkları alıcam ayağına köklüyolar bütün o uzattığın saçları
0
arenas
(01.02.19)
İlk 1 sene Yeşilçam'da her rolü alacak gibi geziyorsun abi ondan sonrası bir şeye benzemeye başlıyor.Bırak kendi halinde uzasın.
0
Varolus sancısı
(01.02.19)
uzun saç kesebilen berber bulman lazım ki çok zor. berberlerin %95'i bilmiyor uzun erkek saçı nasıl kesilir. bulduğunda ise uçlarından çok kısa yani 1mm falan aldırman lazım ki kıvrılmasın saç düzgün uzasın. tabi normal mahalle berberine gidersen 3 numara yapıp gönderir seni. zor iş erkek saçı uzatmak. salarsan da insan içine çıkamıyorsun bence uzasa da bir şeye benzemiyor.
0
dedim dedim de kime dedim
(01.02.19)
18 yıldır uzatan biri olarak yazıyorum, sadece ense ve favorileri aldırmak için git. ense derken ense kıllarını kastediyorum, saçların uçlarına bile dokunmasınlar. ilk 2 yada 3 ayın sonunda sadece ense ve kulak üstünün uçlarını düzeltirmek için git. saça üstlerine falan hiç dokunmasınlar. erkek kuaförleri uzun saçtan anlamıyor. eskiden kadın kuaförlüğü yaptığını iddia eden biri katlı keseceğim diye chuck norris in saçlarına çevirmişti, bildğin kakül bırakmıştı la adam :))))
bir diğer seçenek de tanıdık bir kadın kuaföründen rica etmen. annenin, kız arkadaşının, yakın birinin bildiği bir kadın kuaförü varsa ondan rica et ücreti muakbil dediğim düzeltmeleri o yapsın. 7 sene kadar önce saçlarımı kestirmeye karar vermiştim, belimdeydi, kadın kuaförü bir hanım kesmişti saçlarımı. ömrü hayatım boyunca olduğum en iyi saç tıraşıydı. iyi bir kadın kuaförü bulursan kaçırma 2 - 3 ayda bir düzeltmek için ona git.
Dikkat ederseniz soğuk buzullarla kaplı yada sürekli karlı ülkeler eğitim,üretim, insan hakları,kisi başına düşen milli gelir vs gibi unsurlarda çok gelişmişler ÖrneğinKanada Norveçİsveç Danimarka Finlandiya Izlandaİsviçre Kuzeye gittikçe soğuğa yaklaştıkça gelişmişlik üst düzey güneye sıcağa indikc
Dikkat ederseniz soğuk buzullarla kaplı yada sürekli karlı ülkeler eğitim,üretim, insan hakları,kisi başına düşen milli gelir vs gibi unsurlarda çok gelişmişler Örneğin
Kanada Norveç İsveç Danimarka Finlandiya Izlanda İsviçre
Kuzeye gittikçe soğuğa yaklaştıkça gelişmişlik üst düzey güneye sıcağa indikce ülkeler malum ekonomi sağlık refah seviyesi alım gücü eğitim yerlerde sebep sizce nedir?
0
tolgame (26.01.19)
Soğuk iklimdekiler, zor şartlara adapte olmayı öğrendikleri; sıcak iklimdekiler de rahata alıştıkları için.
0
PhoenixRising
(26.01.19)
Belki de korelasyon yoktur?
0
stavro
(26.01.19)
bence ilk sebebi ciddi savaşlarla fazla vakit ve kaynak kaybetmemiş olmaları. illa ki iç savaşları ve çevre ülkelerle savaşları olmuştur ama ta tarihin başlarından beri ne bileyim misal norveç, çok da ülkelerin fethetmek için heves ettiği, iç işlerini karıştırıp çıkar sağlayabilecekleri bir yer olmadı.
ve iklimsel sebebi de soğuğun belki insanları daha bir araya toplamasında etkili olmasındandır. daha çok dayanışma gerekir, daha çok birliktelik gerekir. soğuk sıkıntıdır, yaşama karşı bir tehdittir. insanlar bunun karşısında birleşmiştir. sosyal anlamda çok sıcak kanlı insanlar değil diye kodlansalar da, eğitimde, bilimde, sanatta, medeniyette beraber çok güzel bir noktaya gelmeyi başarmışlar.
0
metrobus yoluna kacan angus
(26.01.19)
Yazin ofiste oturup verimli is yapabiliyor musun, ders bile calisamazsin.
0
acemi
(26.01.19)
Dikkat et o ülkelerin hiçbiri dinle kafayı bozmuş ülkeler değil. Çünkü din sırtını pek tutmaya yetmiyor ama bilim ve teknik seni hem ısıtıyor hem zenginleştiriyor.
İlk kez hristiyanlar ve vikingler karşı karşıya geldiklerinde hristiyanlar vikinglere Tanrı'ya inanmaları gerektiğini yoksa cehennemde yanacaklarını söylediğinde vikingler iyiymiş cehennem sıcak olur inanmayalım biz madem demişler. Zira o sırada korkudan değil soğuktan titriyorlarmış.
Yunan, Türk, İspanyol vb Akdeniz halkları genelde tembeldir. Zira çalışmasa bile donarak ya da açlıktan ölmezler. Gelişmek gibi bir zorunlulukları olmamıştır, tarım toplumu olarak kalıp hayatlarını devam ettirebilmişlerdir.
18. Yüzyılda İskandinavya'da milyona yakın insan öldü veya göç etti açlıktan ve donarak ölme tehlikesinden. Binlerce çocuk öldü o dönemlerde. Soruyorum en son ne zaman kıtlık görmüş Akdeniz halkları? Kıtlık gören, ölümü tadan geliştirir kendini.
0
bos gezenin bos ustasi
(26.01.19)
He din he.
Sömürgeciler de ondan. Afrikanın dibine, asyanın dibine tee endonezyaya kadar gidip insanları sömürmüşler ondan zenginler tabii ki.
0
windows95
(27.01.19)
hacılar arapları neden salladınız şimdi? bu herifler kadar zengin adamlar.
0
dedim dedim de kime dedim
(27.01.19)
Araplar petrol zengini, bu duyuruda sorulanla ne alakası var. Hangi Arap ülkesi gelişmiş addedilebilecek sosyokulturel yapıya sahip? Hiçbiri.
0
dox
(27.01.19)
norveç ne zengini?
0
dedim dedim de kime dedim
(27.01.19)
Finlandiya sömürgeci :)
%75 Din
0
nop
(27.01.19)
Dünyanın ücrasında kaldıkları için tek tanrılı dinlerle geç tanışmışlar. Ve doğayla barışık pagan inançları hala kütürlerinin temelini yarattığı için hem verimli, hem adil, hem mutlular. Cinsler ve türler arası iletişimleri de tek tanrılı dinlerdeki gibi değil dikkat edersen.
0
olivia
(27.01.19)
çünkü kaslı ve sarışınlar.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(27.01.19)
Doğal seçilim daha yoğun olduğu için kesinlikle etkili. Keyfinden uzun, sarışın ve genetik olarak yatkın değiller sonuçta. Hayatta kalabilenler kalmış o zorlu şartlarda gerisi pert olmuş. Ama bu tek faktör değil.
0
jackyr
(27.01.19)
Sömürgeci demişler. Fransa kuzey ülkesi de biz mi karıştırdık? İzlanda'nın, Finlandiya'nın, İsveç'in sömürgesi mi var? Komik duruma düşürmeyin kendinizi.
0
bos gezenin bos ustasi
(27.01.19)
farklı örnekleri olmakla birlikte bir çoğunun konumu dünyanın genelinden izole. çevrelerine bakılırsa çoğu yüzyıllar süren sorunlardan nispeten uzak. buna iklimin getirdiği yaşam tarzını, kültürünü vs ekleyince sonuç böyle sanırım
0
siyah gece
(27.01.19)
Bilmeyenler lutfen kendini boyle durumlara dusurmesin. Finlandiya'nin, Irlanda'nin bilmem nerenin somurgesi olmadi. Kendileri Rus, Ingiliz somurgesi oldular. Yine de yukarida yazilanlar gibi gelistirler. Mogollar ornegi verilmis. Adamlarin ulkelerinin yarisi Cin'in icinde gunumuzde.
0
Traveller
(27.01.19)
din diyanetle alakası yok. sıcakta beyin verimli çalışmaz. sağlıklı düşünmek, bilşm üretmek çok zordur. soğuk ülkelerde nüfus az, eğitim kaliteli ve seviye yüksektir.
sömürgeci diyene çok güldüm. kuzeylilerin en büyük kabahati vikinglerin yağmalarıdır. ne sömürgesi arkadaşım?
0
prasinos
(27.01.19)
Norveç için bir aydınlanma yapmak istiyorum: Norveç halkı yalnızca 2.dünya savaşı dolayısıyla bir savaş yaşamıştır. İlk önce Danimarka sömürgesi ardından da İsveç’e hediye edilen bir topluluk olduğu için bu anlamda sıcak ülkeler gibi kayıplar yaşamamıştır.
Yeni uykudan uyandığımdan tam hatırlamıyorum 60larda mı 70lerde mi ne bunlar petrolü bulmuşlar ve hemen bir yasa çıkararak kamu malı ibaresi konulmuş(Bu kadar zengin olmadıkları için bütün faydayı kendi halkına sağlayan bir devlet konumundadır. Bu yüzden petrolü halkı için işlemişlerdir.). Eskiden bu yüzden aşırı fakirlik yaşamışlar. Başkent Oslo’da bile tuvalet banyo olmayan evler varmış. Şimdi bu bahsettiğimiz insanlar hic bir zaman bir imparatorluk gibi milyonlarca insana göre ekonomilerini dengelememişler. İklimden ötürü halk buna uyum sağlamış vaziyette ve işleyen demir pas tutmaz diyerekten sürekli sürekli sürekli çalışmışlar.
Sonuç olarak bir tarafta disiplin halinde çalışan halk ve yeni bulunan petrolün işlenmesiyle zamanla münhasır medeniyet seviyesine ulaştılar.
rüya, cin, peri, cadı vb vb.Bir tane kanıt yok. birr tanee!MAnyah mı bu insanlar?olsaydı illaki instakramda görürdük değil mi?
rüya, cin, peri, cadı vb vb.
Bir tane kanıt yok. birr tanee!
MAnyah mı bu insanlar?
olsaydı illaki instakramda görürdük değil mi?
0
Techsavvy (26.01.19)
Insanlar daha ne bos seylere inaniyor bunlar ne ki
0
Traveller
(26.01.19)
söylediklerin din, şamanizm çatılarının alt öğeleri.
insanlar zamanında inanma ihtiyacı hissetmişler ve bu zamana kadar öyle gelmiş kısa özeti bu. 12.000 yıl önce daha kendileri bile evden yoksunken gidip dini ritüelleri gerçekleştirebileceği tapınak inşa etme olayını başka bişey açıklamaz.
şöyle düşün bir gece sırtını toprağa vermiş yatıyorsun, gökyüzüne bi bakıyorsun ki yıldızlar galaksiler insanı düşüncelere daldıracak sonsuz şeyler, sen olsan bunların bi yaratıcısı olduğunu düşünmez miydin?
bence herşey burada başlıyor. homo sapiensin korkuları ve anlamlandırmaya çalıştığı çok fazla şey vardı ve bunu tanrıya yordu, şimdi ise bilim tüm bu şeylerin aslını ortaya çıkardıkça aslında öyle olmadığı anlaşılıyor ve dinler yavaş yavaş terkediliyor.
0
tabii lan manyak mısın
(26.01.19)
Değil
0
yemrem
(26.01.19)
Sokaktan rastgele bir adam çevirelim, ilkokul seviyesi matematik işlemini yapabilecek ya da bir paragraf yazacabilecek yeterlilige sahip insan sayısı %10 bile değildir. Evet insanların geneli aptal ve aptalca şeyler inanıyorlar.
0
dox
(26.01.19)
Bir cesit mucadele bicimi. Anlamlandiramadigi seyleri aklini kaybetmemek icin kendince yorumlamasi. Ozunde korku var. Ruya bu kategoride degil yalniz. Ruya dogaustu bilinmeyen bir sey degil, bilincalti ve beyinle ilgili olduguna dair makaleler cokca mevcut.
0
hepbiarayisicinde
(27.01.19)
-güneş nasıl dönüyor? -olum melekler çekiyor işte -haaa mantıklı.
0
dedim dedim de kime dedim
(27.01.19)
Dox +1
0
i m cool with that
(27.01.19)
her insan rüya görüyor. sadece uyurken dış algıda tetikleyici birşey varsa uyandığımızda hatırlayabiliyoruz. yoksa rüya gördüm ama ne gördüm hatırlamıyorum boyutunda oluyor. cinler de elbette ki var. ancak soyut varlıklardır. somut olduklarında çok zayıf oldukları için somut bir formda olmazlar genelde. cinlerle iletişim kurabilen bir falcıya gidersen seni hiç tanımamasına rağmen bütün geçmişini sana anlatabilir. onların zaman kavramı daha farklı. ancak asla geleceği göremezler. he tabi bence gitmemen en sağlıklısı sırf varmı yok mu öğreneyim diyerek. hiç tanımadığın bir insanın senin geçmişini anlatması bir süre rahatsız hissettirebilir seni. ki nitekim doğru da değil iletişim kurmak onlarla. şimdi sorabilirsin sen iletişim kuruyor musun ? tabi ki kurmuyorum ve kurmadım. iyi bir yaşam için buna gerek yok çünkü. peri ve cadı konusunda da onlar mitolojik inançlar ve yoklar tabi ki. insan şahit olduğu şeye inanır. ancak günümüzde insanlar bağnaz bir yaşam tarzına sahip olduğu için sorgulamadan ve araştırmadan kulakdan dolma yorumlar yapıyor malesef.
0
greenshadow
(27.01.19)
sapiense veya memelilere özel bi durum yok, kuşlarda belki de onların ataları olan dinozorlarda bile vardı. kodumuza kazınmış.
arkadaşlar bu amerikalılardaki zombi merakı nerden geliyor bi ton film dizi yapıyorlar her yıl neden sıkılmıyorlar? kim koyuyor ulusal zombi standartlarını ? siz de seviyor musunuz zombileri hani oluyor mu keşke olsa da bizi de koştursa dediğiniz ?
arkadaşlar bu amerikalılardaki zombi merakı nerden geliyor bi ton film dizi yapıyorlar her yıl neden sıkılmıyorlar? kim koyuyor ulusal zombi standartlarını ? siz de seviyor musunuz zombileri hani oluyor mu keşke olsa da bizi de koştursa dediğiniz ?
0
kelepir (22.01.19)
Amerikalilar film yapiyor. Amerikalilar her konuda film yapiyor. Zombi de bu konulardan biri.
0
Traveller
(22.01.19)
amerikalısın. film yapımcısısın. bir film yapıcan kesin. bir şeyleri öldürmen gerekiyor. ya zombi öldüreceksin ya uzaylı yada nazi. diğer türlü hep boka sarıyor.
0
dedim dedim de kime dedim
(22.01.19)
Evet, ben de seviyorum. Sebebi pek yok ama izlerken değişik hissediyorum. Bir zamanlar " insan" olanlar artık kana susamış yaratıklara dönüşüyor. İnsan düşününce bile dehşete düşüyor. Yani şu an tek takip ettiğim yabancı dizi The Walking Dead.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(22.01.19)
Bacak kadar cocukken de gercekdisi seyleri sevmezdim, hala da ayniyim. Veletken de tek sevdigim suoerhero batman idi. Dogaustu uydurma gucleri yok, akla mantiga yatkin karakter diye. Zombi de sacma geldigi icin hic hazetmedim. Zombi oyunu oynamadim, filmi izlemedim.
0
stavro
(22.01.19)
zombiler amerikalıların en derin korkularını nasıl temsil ediyor isimli şöyle güzel bir makale var, soruna cevap bulacaksındır diye düşünüyorum. www.vox.com
son derece tehlikelidir. ağızlıksız dolaştırılması da. ırk ayrımı yok. bunu görüp ses çıkarmayan polis, zabıta ve it sahipleri umarım belasını bulur.
0
ya ben lan neyse
(22.01.19)
Elbette. Hem köpek için hem etraftaki diğer insanlar için.
Düşün, ufak ırk, agresif bir köpeğin var ve tasmasız gezdiriyorsun. O sırada caddeden karşıya iki tane kedi koşarak geçti. Senin agresif onların peşine yola atladı ve BAM.
Fecaat.
Öte yandan saldırma alışkanlığı olmasa bile büyük ırklardan korkan insanlar var. Hayvanın üzerine yürüyen kaçan vs oluyor. Ben insan olarak bile kaldırımda karşı karşıya geçerken çarptığım kişiye nasıl davranacağımı bir anda kestiremezken köpek ne yapsın?
Bence hem evcil için hem çevre için en güvenlisi tasma.
0
g man
(22.01.19)
elbette köpekten köpeğe fark var. ama şimdi birine takıp birine takmayınca olmaz çünkü saldırgan köpek sahibi onlarada takın o zmn vs der. o sebeple lazım.
0
dedim dedim de kime dedim
(22.01.19)
golden vs. ırklar için şart değil ama millet dört ayaklı her şeyden tırstığı için tehlikeli olmasa da gerekli.
0
passion rules the game
(22.01.19)
Hepsine sart. Bizim burada kucuk olanlara takmiyorlar, sahilde kediler bunlari parca pincik ediyor sonra daha da sahile gelemiyorlar :)
Niyeyse kediler tasmasiz sahipli kopege cok sinirleniyor.
0
acemi
(22.01.19)
Tehlikeldir net. O bisey yapmaz abi mantigi aptalca.
daha buyuk ve saldirma riski olan kopekler evet kesinlikle tasma ile dolastirilmalidir.
bana bir tane saldirmisti boyle saldirgan evcil kopeklerden. buyuktu. ben de tabii ergendim daha ve korkuyordum kopeklerden. simdi bana saldiran kopeklere ben saldiriyorum.
olay 8 yil once basima gelmistir. ergenlik yillarim. abimle bir yere is icin gitmistik, onun isi vardi bende onla beraber gittim. neyse gittik iste, abim arabanin icinde ben de arbadan inmis ona geri geri gelmesi icin sesli komut veriyordum. bu sirada bir adam ve simarik kopekleriyle yol aliyorlardi. kopek havliyordu ve tasmasizdi. cinsini bilmiyorum. simarik kopek uzerime yurudu, kopekten kacarken kaydim, cenemi yaraladim ve yuzuk parmagim yerinden cikti. sahibinin rahatligi da ayri bir koydu, kopek saldiriyor adam kacma diyor. lan hayvan nasil kacmayayim, yesin mi beni? araya cevredekiler girdi adam kacti gitti. olan bana oldu sonucta. cenemde hala iz var. olayi unutmus degilim. bu yuzden boyle buyuk ve simartilmis saldirgan kopeklerinizi tasma ile dolastirin. sahip cikin kopeklerinize. rica ediyorum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(22.01.19)
tehlikelidir. bir köpek sahibi olarak belirlenmiş alanlar dışında köpeklerin tasmasız dolaşmasına kesinlikle karşıyım. hiç beklenmedik terslikler ya da kazalar yaşanabiliyor. mesela benim köpeğim şu anda 15 yaşında ve kalp hastası. anlaşamayacağı bir köpek - ne kadar küçük, sevimli ya da zararsız olsa da - ona zarar verebilir. 6 aylık şirin mi şirin bir golden yavrusunun fazla enerjisi ve sevgi merakı yoldan geçen hamile bir kadını yere düşürmeye yetebilir... gibi. köpek sahiplerinin kontrolü altında köpek parklarında ya da izole alanlarda saatlerce oynayabilirler ama :)
0
semyasa
(22.01.19)
Hiç bir köpek tasmasız dolaştırılmamalı, bazı cinslerde de mutlaka ağızlık olmalı. Bu kuralları tam olarak ne zaman uygularsak o zaman biraz daha gelişmiş ülke standartlarına yaklaşırız.
tanrı'nın insanların dualarına yanıt vermemesinin nedeni nedir sizce? o kadar dua ettim şimdiye kadar, bir tek ben de etmedim tabii tüm insanlık yüzyıllardır dua ediyor, ediyor da yanıtsız kalıyor, tanrı varlığını göstermiyor. varlığından da emin olamıyoruz bu yüzden. neden kendini gizliyor? not: so
tanrı'nın insanların dualarına yanıt vermemesinin nedeni nedir sizce? o kadar dua ettim şimdiye kadar, bir tek ben de etmedim tabii tüm insanlık yüzyıllardır dua ediyor, ediyor da yanıtsız kalıyor, tanrı varlığını göstermiyor. varlığından da emin olamıyoruz bu yüzden. neden kendini gizliyor?
not: soruda tanrı'nın var olduğu varsayılmıştır. ateist arkadaşlar çıkıp da "çünküm yoğ" demesin. :)
0
dont eat me (17.01.19)
Senin için hayırlı olanı o bilir. Lambadaki cinle karıştırma
0
her gece aç
(17.01.19)
Ayrıca seni yaratırken sana sormamış her duana hemen ifindim diye dönüş mü yapmasını bekliyosun. Müslümansan kurandaki emirlere uyup yasaklardan kaçınacaksın fazla düşünme sıyırırsın
0
her gece aç
(17.01.19)
Çocukken her akşam yatmadan önce Tanrı'ya bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim. Bir gün Tanrı'nın çalışma tarzının bu olmadığını anladım. Ertesi gün gittim kendime yeni bir bisiklet çaldım ve her akşam yatmadan önce Tanrı'ya günahlarımı affetmesi için dua ettim. Al Capone
yani kısacası çalışma tarzı bu değil
bakara 216 da dururmu yapıştırmış cevabı Belki de sizin hoşlanmadığınız şey, hakkınızda hayırlı olur; hoşlandığınız şey ise sizin için bir şer olur. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
0
baknedicem
(17.01.19)
inanç ve sınanma olayının bir esprisi kalmıyor o zaman.
bir de hakikaten yok :/
0
zgrydn
(17.01.19)
Orta doğu da her gün kılıçtan geçen yüzlerce mazluma yanıt vermeyip, Avrupalı'ya bol bol refah verdiğinde göre, yanlış dini referans alarak dua ediliyor olabilir belki?
0
baal
(17.01.19)
Çünkü Tanrı varsa ya gücü her şeye yetmiyordur ya da iyi değildir. Sırf Tanrı diye niye mutlak iyi olmak zorunda olsun ki ayrıca? Bu güce tapan insan psikolojisi örneği. Ancak gerçek dünya öyle toz pembe değil, bizim ufak tefek isteklerimizin yanıtsız kalması bile hiç sayılır her gün belki sayısız çocuğun bebeğin tecavüze uğradığı, açlıktan ve dehşet verici şeylerden dolayı öldüğü bu dünyada.
0
siyah giyen adam
(17.01.19)
benim dualarımı kabul eder hep...
0
dilemma of subscribtionability
(17.01.19)
olmayan bir sey oldugu icin insanlar onu "gizleniyor" diye dusunuyor da olabilir.
0
for the record
(17.01.19)
"tüm insanlık yüzyıllardır dua ediyor, ediyor da yanıtsız kalıyor"
bu kanıya nasıl vardınız, nasıl emin oldunuz?
Görünmemeyi seçmesi kendi takdiridir, kaldı ki o zaman herkes inanır, o bilinmeyi ve inanılmayı istedi.
Ya zebur ya da tevratta (hatırlayamadım) şöyle söylediği ehli sünnet ve hadislerle bilinen birşeydir;
“Şayet cennet ve cehennemi yaratmasaydım, ben yine de ibadet ve itaat edilmeye layık bir İlah değil miydim?
Yani gördükten sonra herkes inanır, onun için önemli olan görmeden inanmak demek ki!
Belki de bu dünyadaki gözümüz, algımız, onu görebilmeye duyabilmeye yeterli de değildir. Hani ayette de anlatıldığı gibi Hz. Musa'nın Allah'ı görmek istemesi hadisesi var mesela.
Hz. Musa Allah ile konuşabildiği halde görememişti hani.
0
John Bloor
(17.01.19)
Tanrı gizli değil, sen göremiyorsun.
Yeshua said, Know what is in front of your face and what is hidden from you will be disclosed. There is nothing hidden that will not be revealed.
And he said, Whoever discovers what these sayings mean will not taste death.
Yeshua said, Seek and do not stop seeking until you find. When you find, you will be troubled. When you are troubled, you will marvel and rule over all.
Yeshua said, If your leaders tell you, “Look, the kingdom is in heaven,” then the birds of heaven will precede you. If they say to you, “It’s in the sea,” then the fish will precede you. But the kingdom is inside you and it is outside you. When you know yourselves, then you will be known, and you will understand that you are children of the living father. But if you do not know yourselves, then you dwell in poverty and you are poverty.
0
JohnOakley
(17.01.19)
şuan tam senin sorunla ilgili sayfalar okuyordum;
"allah yeryüzündeki insanlarla peygamberlri aracılığyla konuşur, dolayısıyla peygamberlerin mesajları önemlidir.
bu mesajların getirdiği esaslar önemsenmeden yapılan araştırmalar astral düzeyde kalır, daha yukarı çıkamaz.
maneviyat araştırması yapan kişinin önce peygamberini tespit etmesi gerekir. "hangi peygamberin kademi üzere ilerleyeceğim?" bu islam tasavvufunda çok büyük önem arz eder. nebi tespit edildikten sonra o nebinin tahtında, altında faaliyet yapılır."
kısaca diyor ki; nebiyi (peygamberi) atlamak suretiyle Allah'a ulaşamazsın.
şimdi 15 yaşındaki merve kimbilir neler için dua ediyor, ya da ailesinden neler istiyor ama 15 yaşındaki merve'nin bu istekleri sence yararına mı değil. mesela benim var bu yaşlarda yeğenim sürekli değişir istekleri. duayı da bunun gibi düşünüyorum ben. bizim yararımıza +1
0
for day to break
(17.01.19)
İnsana bir zarar dokunduğunda bize yalvarır; sonra ona katımızdan bir nimet verdiğimizde, "Bunu ancak bir bilgi sayesinde elde ettim" der. Aksine o nimet bir imtihandır ama çokları bunu bilmez. (Zümer: 49)
İnsanı biz yarattık ve elbette içinden geçenleri biliriz; sağında solunda oturmuş iki alıcı (yaptığını) alıp kaydederken biz ona şah damarından daha yakınız. (Kaf: 16)
Dua olayı başka. Gözümüzün, kulağımızın, burnumuzun saptayamadığı bir şeyin, bir varlığın aslında olmadığını savunamayız. Hayır sandığımız şeyde şer, şer sandığımız şeyde de hayır olabilir. Bunu bilmek imkansız.
İşsizliğin, kederin ve parasızlığın dibindeyim.Son olarak kısıtlı çevremi bu yağmurlu soğuk kış gününde ziyaret etmek istedim. Bir arkadaşımın yanına uğradım, çalıştığı yer yeni şube açmış ve o şubeye geçiş yapmış. Oturduk biraz konuştuk ama nasıl seviniyor. Heyecanla anlatıyor işte palet palet mal
İşsizliğin, kederin ve parasızlığın dibindeyim. Son olarak kısıtlı çevremi bu yağmurlu soğuk kış gününde ziyaret etmek istedim. Bir arkadaşımın yanına uğradım, çalıştığı yer yeni şube açmış ve o şubeye geçiş yapmış. Oturduk biraz konuştuk ama nasıl seviniyor. Heyecanla anlatıyor işte palet palet mal sattık, 30 kişi yetişemedik şöyle oldu böyle oldu bilmem ne. Sonra da yorulduk ama değdi, iki haftadır full(8-22) çalışıyoruz dedi. Hayır ne mesai parası alabiliyor ne de izin verecekler. Haftalık izinleri de yalan oldu. Ben de durumu anlattım istersen buraya başvur dedi ama midem bulandı. Böyle insanların yanında isteseler de çalışmam.
Niçin insanımız böyle kendisi milyarlar kazanmış gibi seviniyor? Niçin bir kişi çıkıp ulan siz paranın belini kırıyorsunuz diye biz hamallık ediyoruz demiyor? Niçin hakkını kimse aramıyor?
Aklımı yitirmek üzereyim. Paranın, eksi hesapların, kredi kartlarının dibini görmeme ramak kaldı. Böyle insanları görünce ayrıca üzülüyorum.
0
zaman (16.01.19)
Kendine bakınca anlaman lazım. Sen işsizsin söylediğine göre. Karşındaki kişinin işi var çalışıyor ve işler yolunda olduğu için işini kaybetmesi sözkonusu değil. Belki çok kazanmıyor ama en azından yaptığı işten mutlu anlattığına göre.
E ekmek aslanın ağzında. Adam ölmediği için açlıktan kırılmadığı için mutlu. İnsanımız hiç bolluk görmedi ki, ezelden beri gariban ve ufak tefek şeylere seviniyor. Kötü bir özellik diyemem.
0
bos gezenin bos ustasi
(16.01.19)
bırak bari o kadar mesaiye rağmen (ekstra kazanmıyor, sosyal hayat kalmıyor olmasına karşın) mutluysa, mutlu kalsın. hakkını arayan bir kenara iş arayan bile bulamıyor, ortalık kırılıyor kendin biliyorsun.
0
niye ama
(16.01.19)
Is yerinin amaci var olup, ayakta kalip para kazanmak.
Iscinin amaci birilerinin isini yapıp para kazanmak.
Win & win
Not:artik isyerleri normal sartlarda ayakta kalamiyor. Ancak isleri bu kadar yolinda giden, gece saatlerine kadar is yoğunluğu olanlar ayakta kalabiliyor. Eskiden bu tempo zengin ededdi, simdi yok olmamak icim bu tempoyu gerektirecek kadar is lazim.
0
deveyi diken adamin ta kendisi
(16.01.19)
ben sana hak veriyorum. çalıştıgı firmanın işlerinin iyi olmasına sevinmesini anlıyorum, ama bazıları kendi malıymış gibi seviniyor. sözlükte bununla ilgili bir başlık ve bir sürü entry vardı her görüşten, başlığı hatırlayamadım ama beyaz yakalıda üç kuruş kazandığı işyerini aşırı sahiplenme durumu var, yeni mezun olup işten çok zevk alma ve patronun gazı ve uyduruk ünvanlar birleşince böyle bir durum oluyor. 30 yaşını geçince bu ortadan kalkıyor. senin olayın ise bunun tam tersi. senin durumun da pek normal görünmüyor. bir şekilde para kazanmalısın. çok düşünme böyle şeyleri.
0
dafuq
(16.01.19)
@deveyi diken adamin ta kendisi, adamlar bilmem kaçıncı şubeyi açmış ve bugün satın almadan gelenlerin konuşmasına şahit oldum kısaca para basıyoruz diyorlardı. Bunlar kazanmıyorsa sade esnaflar intihar falan etsin. Bu kadar da abartmayın.
0
🌸zaman
(16.01.19)
Normal koşullarda bilmiyorum ama şu son durumda sevinmeleri gayet normal bence. Birçok işyeri iflas bayrağı çekerken işlerinin yoğun olması hem şu an hem de yakın gelecekte ekmek kapılarının olacağı anlamına geliyor.
0
atsız karınca
(16.01.19)
Toplumun alt-orta sınıfında çokça görebilirsin bu bakış açısını. Temelde kültürel ve sınıfsal bir durum olsa da, ülkedeki işsizlik bunu tetikliyor. Çevremde de görüyorum ve kendileri üniversite mezunu olsalar bile, ebeveynleri üniversite mezunu olmayan kişilerde çok oluyor bu bakış açısı. Sanırım yetiştirilme şekli bu kişilerde bir çeşit öğrenilmiş çaresizlik hissi yaratıyor. Tabi bunu kırıp, daha iyi bir iş ve hayat için çabalamak da zor geliyor.
Arkadaşınız nasıl kalifiye bir insan olunabileceğini aslında biliyor. Misal ingilizce bilmek çoğu meslekte aranan bir özellik. Neden ingilizce öğrenmeye çalışmıyorsun diye sorduğunuzda, size türlü bahaneler sıralayacaktır. Zaman yok, para mı ayırabiliyorum veya o iş öyle olmuyor gibi laflar edecektir. Halihazırdaki bilgi ve tecrübesiyle daha iyi bir iş bulamayacağını düşünüyor ve haklı da.
0
the coon
(16.01.19)
bana kalırsa kimseyi böyle yargılamamak gerek, belki senin bilmediğin bakması gereken insanlar var ve o kısıtlı alacağını hala alabildiği için mutlu hissediyor kendini. bu ayda aç kalmadık diye. belki işsiz kalıcaz hatun çekip gidicek diye korkuyor. bilemezsin yani.
0
dedim dedim de kime dedim
(16.01.19)
inanmak önemli.sen sıkıntın olmadığını düşünüyorsan sıkıntın yoktur. inanmak inanmışlık çok önemli.
0
mikahakkinen
(16.01.19)
Abartmayin arkadas. Bildim bileli bu kazanmiyoz, ticarete para yok, karnimizi zor doyuruyoz muhabbeti doner durur. Ekononminin berbat durumda olmasina ragmen gayet de saglamda olan bir dunya kucuk ve orta isletme var, catir catir kazaniyorlar. Bunlarin hepsi ihracatci da degil bak, ic piyasa haril haril calisip kayda deger tahsilat sorunu da yasamayan tuzu kuru bir suru firma var, goruyoruz bunlari is hayatinda gozumuzle.
Isyerleri normal sartlarda ayakta kalamiyor, olumune yardirarak anca tutunuyorlar falan, abartmayin bu kadar.
Duyuruyu acan arkadasin bahsettigi tipleri keriz olarak goruyorum. Bilmem kac tane sube actik diye sevinen (prim falan da almayan) adam afedersiniz maldir benim gozumde, gaflettedir. Motivasyon iyi bir sey de boyle anlamsiz motivasyonla hayal dunyasinda mutlu olmak sacma geliyor bana. Tuttugu takim kupa alinca cocugu Harvard kazanmis gibi sevinenlerden bir farki yok gozumde. Bana yaramayan kilisenin papazini... demis adam bak, hakli bence. "Bilmem kac tane sube actik" derken bizli konusmak nasil gaflettir, sizin subeniz mi:) Patronluga olum, yasasin isci sinifinin yukselisi falan demiyorum da bildigin enayilik bu kisaca. Bir parcasi olmadigin grup icin "biz su kadar sube actik" diye sevinecegine "onlar" sube aciyor buyurken ben neden buyuyemiyorum diye kendine sormak lazim. Daha iyi bir hayat icin ne yapabilirim diye.
0
stavro
(16.01.19)
belki prim aliyordur siizn haberiniz yoktur. ya da belki kendisine soz verilmistir bu sube su kadar satarsa maasinda su kadar iyilestirme olacak gibisinden. isi sahiplenmek kotu bir sey degil bu arada bence, ama atomu parcalamiyoruz, hayat kurtarmiyoruz bir tacir icin calisiyoruz sonucta, cok abartmamak lazim.
Ytünün meşhur a305 sınıfı için mi açmışlardı bu siteyi? Sınıfı bilirim de siteyi ilk duydum bak. Mezun olalı on sene oldu ondan olsa gerek.
0
windows95
(10.01.19)
ya mantık biraz herkes makine binasındaki a305'e gitmiştir gibiydi. ama sitede makine, endüstri, elektrik, elektronik gibi mühendislikler ile ilgili literally her şey vardı. ben hala girip bakıyordum bir konuda takıldığımda vs. sanırım site sahipleri ocak pulunu yatırmayı unutmuşlar :(
0
🌸dedim dedim de kime dedim
(10.01.19)
Yıldızzcom bile ölmüşken bunun yaşaması mucizeymiş :)) forum zamanları bitti maalesef, artık her şey instagram Twitter vs
0
windows95
(10.01.19)
A305 yildizz.com aksine oldukça aktif kullanılan bir siteydi umarım yakın zamanda açılır
bazen bişey anlatmaya çalışırken dan! diye kullanılması gereken kelimeyi söylüyorum. düşünsem aklıma gelmez ama. nasıl oluyor bu? ingilizce temelimin iyi olduğunun göstergesi olabilir mi? ya da izlediğim dizilerin etkisi midir? hiç bişeyin etkisi yok normal midir?
bazen bişey anlatmaya çalışırken dan! diye kullanılması gereken kelimeyi söylüyorum. düşünsem aklıma gelmez ama. nasıl oluyor bu? ingilizce temelimin iyi olduğunun göstergesi olabilir mi? ya da izlediğim dizilerin etkisi midir? hiç bişeyin etkisi yok normal midir?
0
dedim ben sana (09.01.19)
Bu konunun gectigi bir ders aldim. O kelime zihninde hatirlanmaya yakin bir yerde demektir. Dogrudan dili iyi bildigin anlamina gelmez. Ornegin o ortamda kelime siklikla kullaniliyordur, sen de Ingilizce bilmesen de kelimeyi ogrenirsin.
0
Traveller
(09.01.19)
O kelimeyle diziler vb aracılığıyla çok karşılaştığın için beyinde daha fazla sinaps bağları oluşuyor. A1 başlangıç seviyesinde olan birisi de bazı kelime ve cümle kalıplarını bu şekilde hızlı kullanabilir.
0
ruhen hastayim ben
(09.01.19)
aslında beyin cümleleri kalıp olarak söylüyor. what i am going to do derken aslında kelime kelime bu bu demekti ha onu koyayım bunu diyeyim demiyorsun beyin öyle düşünmüyor direk kalıp olarak what i am going to do diyor. konuşurken bazı yabancı kelimelerin araya girmesi de bu sebepten
0
dedim dedim de kime dedim
(09.01.19)
ingilizce temelinin iyiliği kötülüğü değil, ihtiyacın olduğu zaman hemen aklına gelebileceği kadar sık ve etkili bir şekilde maruz kalmış olman nedeniyle oluşmuş bu durum. film mi izliyorsun, kitap mı okuyorsun/dinliyorsun, birileriyle mi konuşuyorsun, her ne yapıyorsan yapmaya devam etmeni öneririm. Dile maruz kalmadıkça akıcılık kazanmak mümkün değil keza.
şu an yüzde 20 seviyesinde çoğu banka ne olursa yeniden Faizler yüzde 10'a düşer ?
şu an yüzde 20 seviyesinde çoğu banka ne olursa yeniden Faizler yüzde 10'a düşer ?
0
ayseee (08.01.19)
enflasyon yüzde 10’a duserse duser. enflasyon kisa vadede zor duser.
0
wang
(08.01.19)
tamamen kafadan sallıyorum eğer dolar artışa geçtiğinde faiz arttırıp dolar düşürüyorlarsa(ülkeye dolar çekiyorlarsa) doların düşmesi faizlerin azaltılmasına neden olabilir.
0
basond
(08.01.19)
doların düşmesi lazım, bu durumda faizi düşürürlerse dolar 8-10 lira olur.
0
prasinos
(08.01.19)
Faizler 2015'de bile %10'un üzerindeydi 10-14 aralığında. O zamanlar dolar 2.8'den 3.5'lara fırladı. Faizler yine artmadığı için sonra da 4ler 5ler görüldü. Daha sonrası malum, iş işten geçtikten sonra faizler arttırıldı.
Faizler ancak şöyle düşer, ya mucizevi bir şekilde Türkiye'ye trilyon dolar para gelir veya dış borcumuzu ve cari acığımızı kapatmak hamle yaparız. Yoksa salla...
0
malheiros
(08.01.19)
Kaça düşer bilmiyorum ama düşmek zorunda. Borç ödemek için de üretip kazanmak lazım. Bu faizlerle üretim olamaz. Havadan 500 milyar dolar düşmediği sürece devalüasyon kaçınılmaz zaten.
0
otonomo
(08.01.19)
Valla cepteteb geçen ay 20.00 yapmıştı, dün 19.50'ye çekmiş. İki ay önce de 22 idi. Bakalım döviz ne olur. Şimdilik düşüş eğiliminde faizler.
0
efreet sultan
(08.01.19)
ben bunu birleşmiş milletlerde çalışan finanscı bir arkadaşa sordum
her taşın altından Alman çıkıyor. kendi ülkelerinde yaptıkları yetmemiş abd ve japonya'yı da bugünkü seviyeye getirmişler. soru şu: neden bu kadar başarılılar? ne oldu da bu barbar halk bu hale geldi?
her taşın altından Alman çıkıyor. kendi ülkelerinde yaptıkları yetmemiş abd ve japonya'yı da bugünkü seviyeye getirmişler. soru şu: neden bu kadar başarılılar? ne oldu da bu barbar halk bu hale geldi?
0
ya ben lan neyse (08.01.19)
disiplinli çalışmak savaş zamanı gelişmenin zorunluluğu hitlerin baskılarıda askeri alanda gelişmeleri hızlandırmış tabi.
0
basond
(08.01.19)
Disiplin falan fasa fiso. Hepsi asiri benciller. Egoistligin sonucu olarak boyle olduklarini dusunuyorum. Cunu istediklerini alana kadar her turlu pislige basvuruyorlar.
0
superfluid
(08.01.19)
Almanlar ulus devletlerini diğer Avrupa devletlerine göre geç kurdu. İdeolojik aynılaştırmayı pompalamayan merkeziyetçi bir yapının var olmaması özgür ve farklı düşünce ortamlarının olmasını sağladı. Ayrıca Almanların bu geç uluslaşmasından dolayı ne sömürgeleri vardı ne de coğrafyaları doğal kaynak zenginiydi. (bkz: resource curse)
Naziler iktidarı almadan Berlin dünyanın en özgürlükçü şehirlerinden biriydi. Bakma bazıları Hitler Almanya'ya sanayi devrimi yaptırdı der. Almanya zaten devdi ve bir çok umut vaadediyordu. Naziler bu sanayiyi kendi amaçları için sömürdü ve onlarca başarılı bilim adamının dünyaya dağılmasına sebebiyet vererek Almanya'nın geleceğini çaldı.
0
nrn
(08.01.19)
oncelikle, insanlari irklarina gore ayirmayi, etiketlemeyi dogru bulmuyorum. her birimiz insaniz. irk kategorizesi dogru degil. ben dunya'ya o gozle bakmiyorum.
bos isle ne kadar az ugrasirsan, kim olursan ol yaptigin iste basarili olursun. seni ilgilendirmeyen, isin olmayan seylerle ugrasmak, zaman oldurmek yerine herkes sadece kendi isiyle ugrasip isine kafa yorsa, odaklansa dogal olarak parildar.
0
Leonardo~Da~Vinci
(08.01.19)
Eğer barbar halk arıyorsan önce kendi ait olduğun halka bakmanı tavsiye ederim :) Almanya'nın bilimde Amerika'dan veya Britanya'dan üstün olduğunu söylemek pek mümkün olamaz. Eğer anglosaksonların (alman+ingiliz+iskoç vs) kavim olarak bilim ve diğer şeylerde diğer topluluklardan üstün olduğunu söylersek bu daha doğru olur.
Anglosaksonların üstün olmasındaki zannımca temel sebep şudur: Fenotip = Genotip + Çevre. Eğer tüm canlılığın tek bir ortak atadan geldiğini düşünürsek genotipi bir kenara koymamız gerekir. Geriye tek bir şey kalıyor: Çevre Dikkat ederseniz bilimsel ve kültürel olarak en gelişmiş toplumlar hep iklimin soğuk, havanın genel olarak kapalı olduğu yerlerde yaşıyor: Almanya, İngiltere, İsveç, ve Kuzey Avrupa'nın tamamı, hatta Rusya. Amerika'yı saymıyorum çünkü Amerika zaten biyolojik tarihi göz önüne aldığımızda çok yeni bir ülke. Zaten Amerikan toplumunun ana direği de anglosakson'dur.
Peki neden soğuk iklimde yaşayanlar bu konularda daha üstün oldu? Bence 1- Soğuk hava insanları ısınma, barınak, besin bulma gibi problemlere daha mekanik ve pratik çözümler bulmaya zorladı, bu da bu insanların beynini daha fazla çalıştırmasına neden oldu. Yıllar geçtikçe beyinleri sürekli problem çözme ve fikirler üretmeye yönelik evrimleşti. 2- Soğuk hava insanların sürekli topluluk halinde hareket etmesinden çok, mekansal zorluklar nedeniyle bireyselleşmeye itti. Yalnız kalmanın vermiş olduğu düşünce egzersizleri fırsatı da onların yeni ve yaratıcı fikirler üretmesine sebep oldu. Ve yılllar yılı beyinleri yine bu yönde evrimleşti.
Eğer dünyanın siyasi haritasına bakarsanız nerede gelişmemiş, sürekli birbirine yiyen insanlardan oluşan ülke görseniz hep sıcak iklim ülkeleridir. (İstisnaları hariç tutuyorum) Bkz: Ortadoğu, Türkiye, Afrika'nın tamamı, Latin ülkeleri, Çünkü evrimsel olarak bu saydığım çevresel avantajlara sahip değillerdi.
Çevre ve doğa, varlıklara bilgiyi kodlayan yegane veri deposudur. Bu yüzden bir soruya cevap arıyorsanız, o sorunun içinden çıktığı çevreye bakın derim.
0
fobfilm
(08.01.19)
why nation fail kitabını okursanız iklimin gelişim ile ilgili olmadığını göreceksiniz, yine 1000yılındaki medeniyetler ve m.ö. medeniyetler bunların başlıca sebepleri
bir çok sebep var ama ben temel bir sebepten bahsedeceğim
adamların her meslek için idol aldıkları en az 10 adam var mesela makineci, kimyacı, sosyolog, doktor, arkeolog, şair, yazar, felsefeci, atlet, psikolog vs hadi bırak doğa bilimlerini vs diyelim ki hobi olarak taş topluyorsun veya yaprak biriktiriyorsun bu gibi şeyler için bile adamlarda idol alabileceğin en az 10 adam var ve bu idoller kendi mesleki yeterliliklerini ve geçmişlerini kitaplaştırmışlar ve müzeleştirmişler.
mesela çok iyi bir mühendis olmak istiyorsan idol alabileceğin en az 50 adam var bunların hepsinin müzesi, kitabı ve kendi otobiyografileri var. okuyup haa demek ki böyle yapmış diyebiliyorsun.
bizde her mühendis tekerin icadından başlıyor işe. o alman yapar aq temel bir bariyer olmuş çünkü araştırmasa da bakıyor geçmişine öyle ahım şahım bir iş yapan adam yok. bilinç altında kayıtlı bu maalesef.
bizde 1400'lü yıllardan beri kim var? oktay sinanoğlu mu? yunus çengel mi? hüsnü özyeğin mi? kim var doğru dürüst tanıdığımız veya araştırıp bulmak istediğimiz.
yani elemanlar hangi meslek dalı olursa olsun o mesleğin etiğini, kültürünü bir sonraki insanlara bırakıyor ve yeni gelen adam oradan daha güçlü bir şekilde devam ediyor.
0
dedim dedim de kime dedim
(08.01.19)
@dedim dedim o kitapta ne yazıyor bilmiyorum ama bahsettiğin şey biraz anlamsız. Bu onlarca idol neden onlarda ortaya çıktı'nın cevabı nedir o zaman? Doğanın her şeyin sebebi olduğu benim teorim değil zaten (Eğer bir sebep sonuç ilişkisi kuracaksak) Bilim adamlarının hemen hepsi bunu söylüyor, buna Einstein da dahil. Bahsettiğin kitaptan daha güçlü referanslar anlayacağın.
0
fobfilm
(08.01.19)
@fobfilm
senin için ekran görüntüsü aldım hocam, osmanlıya biraz giydirmiş ama olsun. culture'den önce çoğrafya iklimi vs açıklıyor işte.
burada çeşitli hipotezleri örnekler ile açıklıyor bu çoğrafya, iklim, kültür cahillik vs etkili midir diye.
işte adamlar da mükemmel bir kültür aktarımı alışkanlığı var. bu sadece bilimsel değil puzzle yapan adam bile neyi nasıl yaptığını insanların nasıl yapması gerektiğini vs yazıyor ve sonraki nesile aktarmaya çalışıyor. bir tür toplumsal alışkanlık biraz almanca literatür taradığında taş toplayıcıların (amatör) klüplerini bu klüplerin kendi müzelerini falan görüyorsun. kafayı yersin yani.
bu alışkanlık kaç yılında nasıl başlamış onu bilmiyorum.
0
dedim dedim de kime dedim
(08.01.19)
@dedim dedim bu bahsettiğin aktarma alışkanlığı bir sebepten ziyade doğanın beyinlerine bahşettiği özelliklerin sonucu. Daha temel/biyolojik düzeyde bakarsak anahtar bir şekilde: çevre. Soğuk ve kapalı iklimin neden olduğu fikri ise tamamen bana ait tabi, doğru olabilir yanlış olabilir bilemem orasını. Ama doğanın etken olduğu fikri bilimsel olarak ispatlı. Seni hariç tutarak söylüyorum, bu söylediklerim Evrim'in doğruluğunu kabul etmeyen bir insan için hiçbir anlam ifade etmez tabi.
nrn güzel bir noktaya değinmiş. Bir yerde ne kadar çok merkeziyetçilik ne kadar çok tek başlılık varsa gelişme o kadar az oluyor. Almanya sadece bilim alanında böyle değil. Ufak ufak köyler bile 200 küsür yıllık biralarıyla meşhur. Kendi kimliklerini oluşturmayı başarabilmişler. Nüfusu 1.000'i anca bulan köylerin dünyaya kültür ihraç edebilmeleri muazzam bir şey. Nişanyan bu nedenle Almanya'nın neresine gitseniz bu şehir-taşra farkına pek rastlamazsınız diyor.
Ufak ufak şehirlerinde kasabalarında bile belirli alanlarda bilinen bir sürü eğitim kurumları var. Yanlış hatırlamıyorsam deneye dayalı eğitim reformunu Avrupa'da ilk uygulayan ülkelerden biriydi Almanya. Bir de sanayi ve eğitim kurumları arasındaki bağ güçlü. Otomotiv gibi alanlara yönelik meslek okulları sektörden direkt destek alıyor.
Neden kült bir film haline geldi? Hangi noktalara temas etti, hangi duyguları uyandırdı ki seyircide böyle izler bıraktı? Altan karakterini merkeze alan hikayeyle seyircinin kendi hikayesini bağdaştırdığı ve hayatta “kaybetmeye” kendine has başka bir bakış geliştirdiği için mi? Milyonlarca dolar har
Neden kült bir film haline geldi? Hangi noktalara temas etti, hangi duyguları uyandırdı ki seyircide böyle izler bıraktı? Altan karakterini merkeze alan hikayeyle seyircinin kendi hikayesini bağdaştırdığı ve hayatta “kaybetmeye” kendine has başka bir bakış geliştirdiği için mi? Milyonlarca dolar harcayıp aynı duyguları yakalamaya çalıştığı filmler bile böyle görece az bütçeli, yalın ve minimal sayılabilecek bir filmin üstüne çıkamıyor. Hatta orta metrajlı devamını çekmeye niyetli Cem Yılmaz.
Son filmlerinde referans verecek, gönderme yapacak, replikleriyle akılda kalacak, kimilerine göre Cem Yılmaz’ın hâlâ en iyi filmi sayılabilecek kadar filmi güçlü kılan şey ne sizce?
0
levent bilgen (08.01.19)
En diptekilere "en azından hayattayız be abi. bu da bir şey" dedirttiği için.
0
deveyi diken adamin ta kendisi
(08.01.19)
halkımız sefil olduğu için kendine yakın bulduğu şeyleri sever.
0
datnet
(08.01.19)
altan bir şehir kaybedeni, ailesi, abisi, babası, arkadaşları, işi vs rast gitmiyor burada altan'ın suçu çok ama bazen durumlardan da kaynaklı şeyler ortaya çıkıyor.
altan'ın her negatif durumunda insan kendisini o sahnede görebiliyor. babasıyla, karısıyla, abiysiyle tartışırken veya bar acıcam abi ama para yok derken ki durumuna kendisini koyabiliyor.
bu sebeple insanın içinde olabildiği bir film. bilemiyorum dddkd belki en çok duyduğun sözdür kendi hayatında.
hokkabaz da aynı kalitede bir filmdi bana kalırsa.
ben diğer filmlerinde bu kaliteyi göremedim. gora arog zaten izle geç türünde filmlerdi.
0
dedim dedim de kime dedim
(08.01.19)
Bence samimi bir film olduğu için bu kadar çok seviliyor.
0
mayday
(09.01.19)
yokyok corbasi gibi bir film oldugundan bence. ince espriler, iyi oyunculuk, cem Yilmaz-mazhar alanson'un uyumu, Ceyda Duvenci'nin ennn ta$ oldugu zamanlar, siyah 911, bodrum, her turk gencinin icinde olan kafe/bar acma istegi..
yulaf ezmesi süt ve yogurt kullanılmadan nasıl yenir hale gelebilir?
Fritz-X
Vestel Mix & Go Blender var, sabahları 5 dk hazırlayabilecegim süt ve yogurt olmadan nasıl pratik yenilebilir hale getirebilirim. aklıma pekmez ve su karışımdan başka birşey gelmedi. tariflere açığım
Vestel Mix & Go Blender var, sabahları 5 dk hazırlayabilecegim süt ve yogurt olmadan nasıl pratik yenilebilir hale getirebilirim. aklıma pekmez ve su karışımdan başka birşey gelmedi. tariflere açığım
0
Fritz-X (02.01.19)
Su bal tarçın <3
0
asocial anchorman
(02.01.19)
Kefir diyolla
0
veritaslibertas
(02.01.19)
ben yumurta ile karıştırıp omlet gibi yiyorum. pişirip falan işte. tadı ehh işte.
bugüne kadar hep peşin harcadım kredi kartlık bir şey olunca yükleyip öyle harcadım onunda limiti 300tl idi zaten.ama artık biraz sıkıntı yaşamaya başladım özellikle bazen para falan çekemiyorum her yerde atm olmuyor vs.bir kredi kartı en azından yanımda dursun diyorum.maaş garanti'ye yatıyor onun k
bugüne kadar hep peşin harcadım kredi kartlık bir şey olunca yükleyip öyle harcadım onunda limiti 300tl idi zaten.
ama artık biraz sıkıntı yaşamaya başladım özellikle bazen para falan çekemiyorum her yerde atm olmuyor vs.
bir kredi kartı en azından yanımda dursun diyorum.
Bonus American Express ne ise sanırım en çok avantaj onda var.
en çok harcama seyahat, araç kiralama, yakıt, dışarda yemek ve doğal olarak internet alış verişi tutuyor. ayrıca yurtdışında da bir sorun çıkarmaması lazım tabi.
en mantıklı kart hangisi?
diğer bankalarda da çeşitli hesaplarım var.
0
dedim dedim de kime dedim (01.01.19)
300 tl limitli karttan sonra Bonus American Express alabileceğine inandın yani?
0
çok hızlı 2 ile çarpabiliyorum
(01.01.19)
parasıyla değil mi? :)
0
🌸dedim dedim de kime dedim
(01.01.19)
ATM kartı kredi kartının geçerli olduğu her yerde kullanılır. Nakit yoksa kredi kartı almak yerine ATM kartı (Özünde debit kart) kullanabilirsin. Yok param olmadığı da oluyor, harcamalarımı bir süre erteleyecek bir şey olsun diyorsan her bankanın zorunlu olarak sunduğu aidatsız kartlar var; Garanti'de Flexi sanırım bu şekilde alınabiliyor. Hem kredi kartın olur hem aidatla falan uğraşmazsın. Amex kart bana sorarsan çok gereksiz hem de pahalı.
0
salihdt
(01.01.19)
boşuna kart aidatı verme. kampanyaları takip etmek şartlarını yapmak çok zor. aidatsız kartlar var. çoğu kampanyaya dahil de oluyor. -axess free -bonus flexi -world eko
0
xrated
(01.01.19)
en çok avantajı olan kartın yıllık ödemesi de en fazla olur. garanti gibi bir bankanın kredi kartını kullanmak istemek biraz delilik.
ben enpara kredi kartı kullanıyorum. puanmış, milmiş ilgimi çekmiyor. herhangi bir ödemesi vs de yok. mis
0
washe
(01.01.19)
derdin yaninda nakit olmamasi ise kredi karti degil banka karti kullan. hem kredi kartina aidat verme hemde icinden cikilmaz bir girdaba bulasma. yok illa kredi karti istiyorsan aidat istemeyen bir kart cikart(enpara, cepteteb vs). eger yurtdisinda da kullanacaksan doviz ekstresi destegi olan bir kart kullanman daha iyi olur(cepteteb'in ve garantinin var). eger yurtdisi senin icin onemliyse transferwise'a bakmani oneririm. kart aidati yok. kurlari butun bankalardan daha iyi. kredi karti gibi borc girdabina bulasmak yok. asagidaki refli linki kullanirsan ilk 500GBP'ye kadar olan islemlerde ucret de yok :)
Oncelikle alma. Alirsan alisirsin. Alisinca da onun sonu yok. Normalde yillardir 300 falan ekstre odeyen benim su an 16bin tl borcum var. Limite verdim coskuyu bu ay 5bin daha artar.
Ha illa alacaksan avantajli kart kovalama, 3 kurus bonus veriyor onu da 40 tane sartla veriyor. Sonra 150 tl aidat oduyorsun. Geri almak icin telefonda yalvariyorsun. Hicbisey vermesin bisey de almasin. Mil falan zaten komple yalan isler. Seyma subasi gibi harcarsan biseyler veriyor.
0
acemi
(02.01.19)
Amerikan express alma zaten, bir çok yerde geçmiyor. Çok fazla komisyon kestiği için işyerleri pos cihazını AE kartlara kapattırıyor, ben de kapattırdım.
Kaldı ki denildiği gibi aidatı yüksek bir kart ile uğraşma, ücretsiz olan kartlardan al.
Bi tanidigim var Şirket sahibi. Uzerine arsalar, arabalar var bankada epey parasi var. Almanya konsoloslugundan buna bize vermemisler. Bunun bi de arkadasi var. Asgari ucretli isci adam. Ama ona vermisler vize. :)Konsolosluk gorevlileri tipini begenmedikleri ya da gozlerinin tutmadigi kisilere evrak
Bi tanidigim var Şirket sahibi. Uzerine arsalar, arabalar var bankada epey parasi var. Almanya konsoloslugundan buna bize vermemisler.
Bunun bi de arkadasi var. Asgari ucretli isci adam. Ama ona vermisler vize. :)
Konsolosluk gorevlileri tipini begenmedikleri ya da gozlerinin tutmadigi kisilere evraklari tam ve diger şartlari sagladigi halde vize vermeme yetkisine sahipler mi?
Herifin yillardir işyeri var, maddi durumu cok iyi, ona vize verme ama gariban bi isciye ver. Das ist eine kleine wunderbar über alles schenider äuwsburg naturlich moin moin.
0
gulbatur birinci sahbatur sondan geliyor (01.01.19)
Konsolosluk gorevlileri tipini begenmedikleri ya da gozlerinin tutmadigi kisilere evraklari tam ve diger şartlari sagladigi halde vize vermeme yetkisine sahipler mi?
elbette
0
çok hızlı 2 ile çarpabiliyorum
(01.01.19)
Geri donecegine ikna olmamis olabilirler.
0
goodman
(01.01.19)
Mutlaka eksik birşeyler ya da mali durumlarında riskli bir şeyler vardır. Ne at hırsızı tipler alıyor vize, tipe bakacaklarını sanmam.
0
John Bloor
(01.01.19)
Evet, var. Az para gösterseniz neden para yok derler çok para gösterseniz gelmeyecek sanırlar. Tamamen memurun inisiyatifinde. Ben de çok sinir oluyorum, sürekli bir yerlere şikayet ediyorum. En büyük gıcıklığı da Türk vize görevlileri yapıyor. Allah onları bildiği gibi yapsın. Büyükelçiliğe şikayet etsin arkadaşınız, olmadı Almanya'daki Türk Büyükelçiliğini arasın.
0
geçerkenugradım
(01.01.19)
istatistiksel olarak her x kişiden birini eliyorlar. bu bir güvenlik önlemi metodu aslında. sen nasıl olsa ülkeye kötü niyetlerle girecek olan insanları tespit edemeyeceğin için adam diyor ki her 5 kişiden birini eleyin mesela. bu sayede belki bazı kişileri eleme şansın olur. diğer yandan o ülkeye girmesi gereken insan zaten girer yeniden başvurarak vs.
0
dedim dedim de kime dedim
(01.01.19)
vize alamayabilirsin ayrı, vize alsan dahi ülkeye giremeyebilirsin. hiçbir şeyin garantisi yok
0
prasinos
(01.01.19)
kesinlikle keyfilik var ama adını mutlaka hesap hareketlerinde vs bir sıkıntı görüp vermemişlerdir. yada daha önceden gittiğinde bir ülkeye borç falan takmış olabilir trafik borcu, toplu ulaşıma biletsiz binip yakalanmak vs vs gibi.
Merhaba,Şarap danışmak istiyorum. Mutlaka İstanbul'da yaşayıp bileniniz vardır. Tadda ve içimde Viktor Levi'nin no 17 kırmızı şarabına ikame arıyorum evde içmek için. Restoranın menüsünde hiçbir şey yazmıyor.Aynı/benzer tip şarap tavsiyelerinizi bekliyorum.
Merhaba,
Şarap danışmak istiyorum. Mutlaka İstanbul'da yaşayıp bileniniz vardır. Tadda ve içimde Viktor Levi'nin no 17 kırmızı şarabına ikame arıyorum evde içmek için. Restoranın menüsünde hiçbir şey yazmıyor. Aynı/benzer tip şarap tavsiyelerinizi bekliyorum.
Viktor Levi’de şaraplar numaralarını üzümün yetiştiği ilin plakasından alıyorlar, muhtemelen Bozcaada’dandır 17 ama şarap önermek için yeterli bir bilgi değil bu, üzüm çeşidini bilmek gerekir. Bozcaada’dan önereceğim kırmızı şarap Çamlıbağ’ın Cabarnet Sauvignon - Kuntra kupajıdır, denettiğim insanlar da fazlasıyla beğendiler. Daha az meşe, daha fazla meyvemsi bir tadı varsa sadece Kuntra da olabilir.
soru başlıkta. mart sonu gibi eşimle çıkıp bir italya turu yapmak istiyoruz. canımızın çektiği yerleri gönlümüzce gezmek için karavan kiralayalım, otel masrafını da aradan çıkaralım dedik. dedik demesine de italya ne kadar güvenli? böbreği bırakıp gelmeyelim?
soru başlıkta. mart sonu gibi eşimle çıkıp bir italya turu yapmak istiyoruz. canımızın çektiği yerleri gönlümüzce gezmek için karavan kiralayalım, otel masrafını da aradan çıkaralım dedik. dedik demesine de italya ne kadar güvenli? böbreği bırakıp gelmeyelim?
0
asia (31.12.18)
|Hicbir sey olmaz. En fazla gelip "abi 1 euro versene" diyen gocmen tiplerlerle karsilarsirsin en kotusu bu.
0
stavro
(31.12.18)
Venedik sıkıntı
0
insomnia
(31.12.18)
roma'dan daha güneyi biraz laylaylom.
0
fever
(31.12.18)
rota belli mi? belliyse paylaşır mısınız?
kuzey tarafı biliyorum, bir sıkıntı olmaz. fakat trafik olayları bizimki gibi değil, ceza yeme ihtimaliniz az değil.
0
babilbaligi
(31.12.18)
@babilbaligi sorun çıkmayacağına dair bir araştıralım karavanla yola koyulma olayını netleştirip ona göre rota belirleyelim dedik.
0
🌸asia
(31.12.18)
Kiralık araba + otel seçeneğinin karavandan daha ucuz ve sehir ve kasaba merkezlerini gezmede daha rahat olacağını düşünüyorum.
Kendi arabanız varsa daha da ucuz ve rahat olur tabi ki.
Karavan Avrupa çıkışlı bir seyahatte kendi karavaninizla yapıyorsanız daha ucuz ve keyifli olur sanki.
0
nop
(31.12.18)
sicilya da ve napolide hırsızlık olaylarının yoğun olduğu söyleniyor.
0
mikahakkinen
(31.12.18)
Karavani kafaniza gore bi otoparka cekip oyle geceleyemiyosunuz. Karavan parklarina vs cekmeniz laizm. O da ucuz degil. Kiralik araba + ucuz otel daha iyi bence.
Cogu yerde sehir disina birakacaksiniz arabayi, karavani dedigim gibi herhangi bi otoparka, sokak kenarina vs park edemiyosunuz.
bir de karavan var, karavancık var. örneğin transporter/caravelle tipi araçlar farklı kurallara tabi olup şehir içine geliyor olabilir. bunlara bakmanızı öneririm.
0
fever
(01.01.19)
karavanla istediğiniz her yerde konaklayabilirsiniz. ama karavanın italya'ya giriş için uygun olup olmadığından emin olun. karavan var karavan var... elektrik sistemi, güneş enerjisi sistemi var mı yok mu? banyo wc var mı yok mu bunlar çok önemli. güneş enerjisi olmayan bir karavanla yola çıkalım derseniz otelden fazla para ödersiniz, çünkü karavan parklarından başka çareniz kalmaz. sulu veya kuru webasto da şart. bunlar olmazsa olmazlar. birde karavan işleri zor. otelde sifonu çekebiliyorsunuz ama karavanda tüm atıkları boşaltmanız gerekiyor wc varsa. yoksa da dediğim gibi karavan parklarına gebesiniz, bu da dünya para...
bu alanda tecrubeli arkadaslardan tavsiye bekliyorum. bir is kurmak niyetindesiniz diyelim. + bu sartlarda, bankaya gidip kredi cekilir mi? + hangi bankayi tavsiye edersiniz? + bankalar kredi verir mi ki acaba?konuyla ilgili ek tavsiye ve onerileriniz v
bu alanda tecrubeli arkadaslardan tavsiye bekliyorum. bir is kurmak niyetindesiniz diyelim.
+ bu sartlarda, bankaya gidip kredi cekilir mi?
+ hangi bankayi tavsiye edersiniz?
+ bankalar kredi verir mi ki acaba?
konuyla ilgili ek tavsiye ve onerileriniz varsa benimle paylasmanizi rica ediyorum.
0
Leonardo~Da~Vinci (27.12.18)
ya güzel bir hesap yap ve kuracağın işin sana yılda ne kadar getireceğini hesapla, bu hesaba alacağın krediyi ve ödemelerini ekle, olabildiğince realist ol sonra mevduat faizleri dolar hareketleri gibi çok basic enstrümanlara bak doğal olarak 1 yılda edeceğin karın bu enstrumanlardan yüksek olması gerekiyor ki mantıklı olsun. ona göre hesabını yap.
benim fikrimce piyasa kötü kolla mevduatını.
0
dedim dedim de kime dedim
(27.12.18)
- hayır. avm'lerde bile mağaza kapanıyor, kredi çekip iş yapmak pek akıl karı değil. - çok fark etmez. - teminat varsa verir, ama 100 bin liralık teminata 50 bin ancak verir.
edit: kredi ile iş yaparken masrafları tahminin iki katı, ciroyu tahminin yarısı olarak alın.
0
babilbaligi
(27.12.18)
hocam iş planınızı saglam yapıp kendi imkanlarınızla bir baslangıc yapın urun satın vs. eger sorun yoksa buyutmeyi dusunebilirsiniz
Selamlar,Bugün başka bir duyuruya cevap verirken fark ettim ki, ben bu meseleyi anlamadım. Bu konuda biraz okumuşluğum da var. Derdim yıkılmış gitmiş Sovyetleri savunmak değil, ama öne sürülen argümanlar bana mantıklı gelmiyor.Ne okusam anlarım?Teşekkürler.P.s. bu konuyu merak eden varsa "İkinci El
Selamlar,
Bugün başka bir duyuruya cevap verirken fark ettim ki, ben bu meseleyi anlamadım. Bu konuda biraz okumuşluğum da var.
Derdim yıkılmış gitmiş Sovyetleri savunmak değil, ama öne sürülen argümanlar bana mantıklı gelmiyor.
Ne okusam anlarım?
Teşekkürler.
P.s. bu konuyu merak eden varsa "İkinci El Zaman" diye bir kitap var, okumasını öneririm. Bu vesile ile bana bu kitabı geçen yıl yılbaşı çekilişinde hediye eden arkadaşa selam olsun. Muhteşem bir tercih yapmış.
İkinci el zaman mükemmel bir kitap gerçekten. Aslında kitabı okurken yabancı gelen kavramları, özellikle çöküş dönemindekileri googlelamak sizi bayağı fikir sahibi yapardı. Glastnot, perestroyka vs.
Özetle;
Collapse of the Soviet Union
During the 1960s and 1970s, the Communist Party elite rapidly gained wealth and power while millions of average Soviet citizens faced starvation. The Soviet Union’s push to industrialize at any cost resulted in frequent shortages of food and consumer goods. Bread lines were common throughout the 1970s and 1980s. Soviet citizens often did not have access to basic needs, such as clothing or shoes.
The divide between the extreme wealth of the Politburo and the poverty of Soviet citizens created a backlash from younger people who refused to adopt Communist Party ideology as their parents had.
The USSR also faced foreign attacks on the Soviet economy. In the 1980s, the United States under President Ronald Reagan isolated the Soviet economy from the rest of the world and helped drive oil prices to their lowest levels in decades. When the Soviet Union’s oil and gas revenue dropped dramatically, the USSR began to lose its hold on Eastern Europe.
Meanwhile, Gorbachev’s reforms were slow to bear fruit and did more to hasten the collapse of the Soviet Union than to help it. A loosening of controls over the Soviet people emboldened independence movements in the Soviet satellites of Eastern Europe.
Political revolution in Poland in 1989 sparked other, mostly peaceful revolutions across Eastern European states and led to the toppling of the Berlin Wall. By the end of 1989, the USSR had come apart at the seams.
An unsuccessful coup by Communist Party hard-liners in August 1991 sealed the Soviet Union’s fate by diminishing Gorbachev’s power and propelling democratic forces, led by Boris Yeltsin, to the forefront of Russian politics.
On December 25, Gorbachev resigned as leader of the USSR. The Soviet Union ceased to exist on December 31, 1991.
Ki dikkat ederseniz ikinci el zaman'da bunların hepsine temas edildiğini görürsünüz. Eski politbüro üyelerinin refah iddialarını inkar etmelerini hatırlayın, yine rejim fikrinin zayıflamasıyla oluşan ideolojik boşluğun saldırgan milliyetçilik fikriyle doldurulması, ermeni hikayelerini hatırlıyor musunuz ?
Bu durumda Çin'in de perestroyka benzeri bir süreçten geçip nasıl güç kazandığı sorusunu sormak gerekiyor. Çin ekonomik olarak verdiği tavizi, politikada ve bürokraside vermedi. Kitapta eski parti üyelerinin nasıl demonize edildiğini düşünün. toptan bıkmış bir halkın önüne kibirli bürokratları atarsanız onları çiğ çiğ yerler. Oluşan iktidar boşluğunu kim doldurur, mafya babaları, biznesçiler.
Sonuç olarak 3 aşaması var.
Ya ekmek ya silah üretilecekti, silah seçilmek zorundaydı. İnsanlar aç ve sefil kaldılar.
Amerikanın ekonomik yaptırımları koskoca toprakların hakimiyetinin sürdürülebilirliğini imkansız kıldı.
Bu ekonomik bunalımdan çıkış ve uluslararası sisteme entegrasyon için ekonomik ve siyasi alanda reformlar yapıldı.
Görece daha zayıf bağlarla hükmedilen doğu avrupa ülkelerinde siyasi havanın yumuşamasına binaen özgürlükçü hareketler güç kazandı. Bunun içeride de yansımaları ve karşılığı vardı. Hatta çorbakoy'un bilerek buna yol açtığını söyleyenler vardı kitapta hatırlarsanız.
Reel güç kaybı, ideolojinin de prestijini kaybetmesine yol açtı. Nasıl almanlar yenildiğinde ülkeye ve rejime olan bağlılık arttıysa burada da tam tersi oldu.
Bu gönül işleri hep böyle karışık olmak zorunda mı?
Turunç
Herkese merhaba! Dışarıdan bir bakış açısına ihtiyacım var.Ben [23K] onunla [30E] Kasım ayında Tinder'da tanıştım. Uygulamayı kuzenimin ısrarıyla ilk kez indirmiştim. Bir süre uygulamada sohbet ettik, sonra birbirimize numaralarımızı verdik. Onunla konuşmak güzeldi. İkimiz de burada yabancıyız. Ben
Herkese merhaba! Dışarıdan bir bakış açısına ihtiyacım var.
Ben [23K] onunla [30E] Kasım ayında Tinder'da tanıştım. Uygulamayı kuzenimin ısrarıyla ilk kez indirmiştim. Bir süre uygulamada sohbet ettik, sonra birbirimize numaralarımızı verdik. Onunla konuşmak güzeldi. İkimiz de burada yabancıyız. Ben birkaç aylığına okumak için bu ülkedeyim. O burada çalışıyor. Birkaç ay sonra kendi ülkesine transfer isteyebilir. Ben de Türkiye’ye döneceğim ama sonra ne yapacağıma tam olarak karar vermiş değilim.
Birkaç kez benimle buluşmak istedi ama ya seyahat etmekle meşguldüm ya da buluşmak istemeyerek bunu bahane ettim. Yine de konuşmaya devam ettik. Eğlenceli birisi. Onu etkilemek için çok uğraşmadım ama benimle ilgilendi, iltifat etti, beni anlıyordu. Sınavlarımı, sunumlarımı destekledi. Kendimi asla olmadığım biri olarak göstermedim. Tamamen doğal davrandım ve o da gerçek benden hoşlandı, bu durum gerçekten hoşuma gitti.
Gezilerimden fotoğraflar göndermemi istedi, zaten bu nedenle Whatsapp’a geçtik. O da bana çektiği manzara fotoğraflarını gönderiyordu. Attığı gün batımı manzaralarına bayıldığımı itiraf etmeliyim.
Günlük hayatımız, ailemiz, gelecek planları, eğitim vb. konuştuk. Ben yakında mezun olacak bir tıp öğrencisiyim. Her zaman başarılıydım. Onun gayet iyi bir işi var ama parlak bir öğrenci olmadığını söyledi. Gerçekten pek umrumda değil. Sanırım bu konuda biraz özgüvensizdi. Eğitimim, hobilerim vb. nedeniyle birkaç kez onun için fazla iyi/zeki olduğumu söyledi. Tam bir klişe. Ayrıca yaş farkı var ama çocuk akıllı olduğunu söyledi. Bu gerçekten doğru olabilir.
Her nasılsa 3 hafta boyunca mesajlaştıktan sonra, bir haftalığına şehir dışına çıkmadan önce onunla buluşmaya karar verdim. Mekanı ben seçtim. Bu benim ilk randevumdu. Bir arkadaşımla buluşuyor gibiydim ama tabi bir arkadaştan daha fazlası da olabilirdi. Biraz gergindi. Bir buçuk saat kadar konuştuk. Randevunun iyi gitmediğini düşündüm ama eve gider gitmez bana mesaj attı. Utangaç olduğunu ama benden hoşlandığını, bir dahaki sefere daha konuşkan olacağını söyledi. Bu Kasım ayının sonundaydı.
Ertesi gün bir seyahate çıktım, güvenle varıp varmadığımı sordu. Ben oradayken ilk birkaç gün mesajlaşmaya devam ettik. Bulunduğum yerin gerçekten çok güzel olduğunu söyledim. “Şimdi geleyim mi?” diye sordu ve şakayla karışık “Hayır onu kastetmedim.” dedim çünkü arkadaşlarımla anakaradan 1500 km uzakta, okyanusun ortasındaydım. Evet desem bile geleceğini sanmıyorum. Sonra bir arkadaşını ziyaret etmek için birkaç günlüğüne ülkeden ayrıldı ve ondan eskisi kadar sık haber alamadım. Ben ona çok güzel fotoğraflar gönderdim. Evini hatırlattığını söyledi. Sonra iki fotoğraf gönderdi. Hepsi o.
Geri döndüğümüzde, ertesi gün ne yaptığını sordum çünkü izin günümdü, bir arkadaşıyla buluşacağını ve ardından futbol oynayacağını söyledi. “Ah, şimdi meşgul olan sensin” dedim. “Sanırım öyle.” dedi. Başka bir şey demedim. Üzülmüştüm çünkü beni görmek için zaman ayırmadı. Eskiden meşgulüm diyen bendim, bu yüzden birini gerçekten önemsiyorsan onun için zaman yaratabileceğini biliyorum.
Önceden her gün mesajlaşıyorduk ama bu olaydan sonra sessizdi. Hiçbir şey yazmadım. 3 günlük sessizlikten sonra tekrar çok güzel manzaralar gönderdi. O günden sonra, yine sık sık mesajlaşmaya devam ettik. Sohbeti o başlatıyordu. Akşamları güvenli bir şekilde eve döndüğünü söylüyordu. Bir gün sohbet arasında keman çaldığımı söyledim. “Benim için çok çok akıllısın.” dedi. “O kemanı almamam gerektiğini biliyordum.” dedim. “Demek istediğinde ciddi misin emin değilim.” dedi. Ondan hoşlanmış olabileceğime ihtimal vermiyor gibi. Yine de bir daha hiç buluşmadık.
Neredeyse 2 hafta önce ailesini ziyaret etmek için ülkesine gittiğini ve yeni yıla kadar geri dönmeyeceğini, Aralık gezilerimin tadını çıkarmamı söyledi. Belki de Ocak ayının ilk haftası dönecek. Bana evinin ve ailesinin videolarını gönderdi. Yeğeniyle oyun oynadıkları sevimli bir video atmış. Ailede herkes turuncu saçlı olduğu için şakayla karışık bu iş olmaz diye güldüm ama aslında turuncu saçı çok severim. Güldük, bana iltifat etti. Bir iki gün daha konuştuk ama çok geç cevap veriyordu. Ailesi başka bir yere gittiği için işlerle tek başına ilgilenmesi gerekiyordu. Meşgul olduğunu düşündüm. Bir hafta sessiz kaldı. Ben hala seyahat ediyordum.
Cumartesi günü ona seyahatimden güzel bir video gönderdim. Onun arkadaşını ziyarete gittiği şehre gideceğim için önerilerini sordum. Hızlıca yanıt verdi, ancak konuşma hiçbir yere gitmedi. Ailesiyle birlikte olduğunu biliyorum ama ondan haber almayı özlüyorum. Eve güvenli bir şekilde dönüp dönmediğini bilmek istiyorum. Güzel bir şey gördüğümde onun da görmesini istiyorum. Gittiğim yerlere benimle gelmesini istiyorum.
Aşık değilim ama onu umursuyorum. Bir arkadaş ya da biraz daha fazlası olarak.
Bu noktada ne yapacağımı bilemiyorum. Hiç erkek arkadaşım olmadı, çünkü yakınlaştığımızda geri çekilme eğilimindeyim. İnsanların hayatıma kolayca girmelerine izin vermiyorum. Duygusal olarak incineceğimden korktuğum için ilk başta bir ilişkiyi hiç başlatmıyorum. İlk defa cesur davranmak istiyorum. Şimdi özgürüm, geleceğimle istediğim her şeyi yapabilirim. Yurt dışına çıkabilirim ya da ülkemde kalabilirim. Kimseye bağlı değilim, bu yüzden insanlarla çıkmıyorum ama ilk defa onun için bunları göz ardı edebilirim. Diplomamı almak için 2 ay içinde ülkeme dönüyorum ve yanımda herhangi bir drama götürmek istemiyorum. Ortada bir ilişki bile yok ama uzun mesafe ilişkisi kolay değil.
O kadar uzun yazdığım için üzgünüm. Metni baştan Türkçe yazmadığım için biraz farklı gelmiş olabilir. Birileriyle paylaşmam lazımdı. Buraya kadar okuduysanız bir tebriği hak ediyorsunuz. Teşekkür ederim.
Soru: Ne düşünüyorsunuz? Ne yapmamı önerirsiniz? Bizden bir şey olur mu? Hala benden hoşlanıyor mudur?
0
Turunç (26.12.18)
güzel ilişki. takıl ama medet umma. zaten varsayılan ayar bu. bu zamana kadar sırf incineceğinden dolayı erkek arkadaşı edinememek çok kötü olmuş çünkü saçma sapan küçük ama önemli durumları bu ilişkilerde tecrübe etmiş olman lazımdı. belki de o zaman incinecektin ve şimdi bu işlerin duygusuz bir uzmanı olacaktın ve herhangi bi ilişkiyi 64727 paragrafta anlatmak yerine baksanıza ya böyle bi durum var diyecektin anlatabiliyor muyum :D fazla önemseme 74732 tane ilişkin olur hepsi biter sonra biriyle daha başlar. bu işler böyle. fazla medet ummadan devam et.
0
tabii lan manyak mısın
(26.12.18)
23 yaşında doktor adayı bir genç kızsın. lütfen ciddi ilişki için tinder’a bel bağladığını söyleme. seni üzerler orada kızım, yol yakınken dön bu hatandan. bu ilişkiden bir şey olmaz. biraz çevrenle ilgilensen eminim hem yaşına, hem ilgi alanlarına hem de eğitim düzeyine uygun bir sevgili bulabilirsin..
0
hocam
(26.12.18)
Ben bunu dedim o şunu dedi sonra şunu deyince o da bunu dedi.... ne bu böyle ya. Ne önemi var aranızda geçen konuşmanın kardeşim, özet geçsene.
İlişkiler bu kadar karmaşık olmak zorunda değil. Karmaşıklaştıran senin gibiler. Evet mi hayır mı diyeceksin. Gelecek cevaba göre tamam ya da devam. Bu kadar basit bi şeyi nasıl bu kadar karmaşıklaştırabiliyosunuz anlamadım ki.
Bence salla adamı/kadını. Git kendin gibi toktur bul bi tane. Başarılı başarılı seversiniz birbirinizi.
0
Delay Fuze
(26.12.18)
Bence daha fazla msj atma ki cocugun kafasi karismasin. Belli ki tecrubesiz ve kirilgan. Senin de insanlari kendime yaklastirmiyorum tribi altinda karsindakini degersiz hissettirme egiliminde oldugunu hissettim. Cok az rastlanan bir kisilik yapisi degil bu. Oldukca cok var senden. Tinder’a devam
0
twelfth
(26.12.18)
Tinde bulusup sevisin diye kodlandi, sevismiyorsaniz bosuna sunuculari mesgul etmeyin su mu yakiyor bu aletler.
Elemana da soyle doktorlarin akilli oldugu zamanlar bundan 20 sene oncesiydi, ezik ezik takilmasin.
0
acemi
(26.12.18)
Hepsini okudum, hikaye ve akışı güzel aktardığın için zorlanmadım.
Neyse yorumuma geleyim direkt: Güzel bi şeyler olabilecekken çoğunlukla senin geri çekilmen veya yanlış sinyaller vermen sonucu bunlar sekteye uğramış. Adam adımlar atmış, sen başından savmışsın, sonra adamın hevesi kırılınca da niye böyle oldu demek biraz havada kalıyor.
İlgisi, aranızdaki iletişim hoşuna gitmiş ama adama onun sana ısındığı kadar hızlı ısınmamışsın ve tam sen ısındığında da iş işten geçmeye yakın hale gelmiş.
Muhtemelen sen ona yaklaştığında o da biraz kırgınlıkla da olsa sana karşılık verecek gibi. Sondan bi önceki paragraf senin de şu an bi şeyler hissettiğini söylüyor aslında. He ama devamında uzun mesafe olacaksa hiç başlamadan (başlatmak da şu an senin elindeyken) bitir bence.
Çekilir dert değil umi.
0
chicha
(26.12.18)
erasmus mu bu, ne?
0
lolilo
(26.12.18)
aynen metni okurken yabancı dilden çeviri kesinlike bu dedim.
0
lata
(26.12.18)
Karmaşıklaştıran sensin. Adamı istiyorsan onunla buluş, daha çok görüş, ilişkiyi ilerlet. İstemiyorsan ilişiğini kes. Ne istediğine karar verememişsin daha.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(26.12.18)
@bugünkü antrenmanda göz dolduran futbolcu Ben karmaşıklaştırmıyorum. İlk buluşmadan bir hafta sonra buluşma amaçlı mesaj attım. Meşgul çıktı, sonra da tekrar buluşma girişiminde bulunmadı. Kırıldım açıkçası. O sorarsa tabi ki buluşurum. O zamana dönerse yılbaşını birlikte geçirmek isterim ama o ister mi bilmiyorum.
@chicha Hızlı ısınmak daha kötü değil mi? Karşıdakini tanımıyorsun bile. Onun çok hızlı ısınması ilginç gelmişti gerçekten. Bir de kendisi kuzeyli. Ben onların hep soğuk insanlar olduklarını düşünmüşümdür. Yanılmışım.
@acemi Tinder sevişmek için tasarlandıysa bile hiç öyle bir iması olmadı. Her zaman seviyeli bir şekilde konuştuk. Üstüne mi atlayayım?
@twelfth Ben onu hiçbir zaman ezmedim, kendisine haksızlık ettiğini söyledim. Asla benim için yetersiz olduğunu düşünmüyorum.
@hocam Ciddi ilişki bulmak için indirmedim ki. Sevgili arayışı içinde değilim. Tesadüfen kaliteli birini buldum. Arkadaşlığından hoşlanıyorum.
@delay fuze Başarılı başarılı sevmek istemiyorum, yine de tavsiye için teşekkürler. Ayrıca evet/hayır ya da var mısın, yok musun denir mi hiç? TV programı mı bu?
@tabii lan manyak mısın Gelen gideni aratır derler :)
0
🌸Turunç
(27.12.18)
Metafor bu. Ben de karşısına geçip şunu yap demiyorum zaten www.kisa.link
Hoşlanırsın, hoşlandığını söylersin, karşılık da aldığın an ilişkiye başlarsın. Karşılık alamadıysan da her yerden siler gidersin. Bu kadar basit. Bak ne kadar kolay. Bunu yapıcan
0
Delay Fuze
(27.12.18)
Ay okurken bayılacaktım. Yok onu yaptı, yok bunu dedi. Gereksiz yere bir ton uzamış.
Hep böyle karışık olmak zorunda değil, sen karışık hâle getiriyorsun.
Ayrıca iş yerime güvenli bir biçimde vardım. Müsterih olunuz.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(27.12.18)
Atlaya atlaya okudum. Adam sana yetmeyeceğinin farkında ama bir taraftan da ilgin egosunu okşuyor. Sende adamın sana yetmeyeceğinin gayet farkındasın ama bu ilgi egonu okşuyor. Karşılıklı -mış gibi yapıp gerçek hayata karışmıyorsunuz. Konfor alanlarınızdan çıkmadan gerçek bir ilişki mümkün değil. İkiniz zaten mümkün değilsiniz.
Karışık bir durum yok.
0
Phoebe
(27.12.18)
öncelilke bu gönül işleri hep böyle karışık olmak zorunda.
siz kendinizi karşı tarafa bırakmadan ve ona güvenmeden bir ilişki ihtimalinin bile var olabileceğini sanmıyorum. bilmiyorum kullandığınız dilden midir ancak, durumunuz çok robotik geldi bana: ben onu yaptım, o bunu yaptı, şimdi ne olacak.
bu işler böyle yürümüyor. hislerinizden emin değilseniz yürüyün gidin veya zor olanı gerçekleştirmeye çalışın.
bana kalırsa burada bunları konuşuyorsak bence zorlamaya da hiç gerek yok.
0
superb
(27.12.18)
çok uzun yazmışın, şekerli badem al şekerini em bademini kızın önüne koy seviyorsa yer sevmiyorsa yemez.
0
dedim dedim de kime dedim
(27.12.18)
artık bi adım atmalısın ama atar gibi değil baya göstere göstere. seni görmek istiyorum, ne zaman dönüyorsun diye sor mesela bodozlama. bir daha görüştüğünüzde daha net olur birşeyler.
0
kronik
(27.12.18)
Bugün onunla tanışalı tam 5 ay oldu ve sanırım bugün tamamen bitti. Bu duyuruyu açtığım zamandan beri çok şey değişti. Görüştük. İlk öpücüğüm, sırdaşım, en sevdiğim oldu. Ben yaklaşık 2 ay önce Türkiye’ye döndüm. Uzak mesafe ilişkisini hiçbir zaman kabul etmedi ama bu ay ziyaretime gelecekti. Şu an planlar yapıyor olacaktık. 2 hafta önce başkasıyla tanışmış. Onunla vakit geçiriyormuş. Bugün hem aşkımı hem de yakın arkadaşımı kaybettim. Arkadaş kalamayacak kadar karmaşık benim için ama yine de tamamen bırakamayacak kadar değerli. Umarım hep çok sevilir ve her zaman mutlu olur.
Sözlükte herkes hatlarını iptaş ettireceğini duyurmuş ama ben tam olarak anlamadım arkadaşlar.Hotspot denilen şey şu en çok kullanılanılan vpn markası hotspotshield mi ? Yoksa herhangi bir markanın vpn si ( mesela bende proxy master adlı vpn uygulaması mevcut ) mi kastedilen ?Turkcell önümüzdeki dön
Sözlükte herkes hatlarını iptaş ettireceğini duyurmuş ama ben tam olarak anlamadım arkadaşlar.
Hotspot denilen şey şu en çok kullanılanılan vpn markası hotspotshield mi ? Yoksa herhangi bir markanın vpn si ( mesela bende proxy master adlı vpn uygulaması mevcut ) mi kastedilen ?
Turkcell önümüzdeki dönemde benim olan interneti başkasıyla paylaşma mı ücretli hale mi getiriyor yoksa bu vpn ile kullanımda mı ücretli hale getiriyor ?
0
tekil3.şahıs (26.12.18)
Turkcell önümüzdeki dönemde benim olan interneti başkasıyla paylaşma mı ücretli hale mi getiriyor?
evet. tam olarak bu. ama başkasıyla paylaşma olarak düşünme. sabit internet hattında arıza çıktı mesela. acilen bilgisayar üzerinden internete girmen gerekirse telefonundaki interneti paylaştırmak istersen ekstra ücret alacak turkcell.
0
sutlu nescafe
(26.12.18)
Olayın vpnle uzaktan yakındam ilgisi yok. Senin paylaşım yaptığın İnterneti paralı yapıyor. Yani mobil erişim noktasını
0
cokponcik
(26.12.18)
ya şimdi ben telefondan açıyorum kendi bilgisayarımda kullanıyorum,
o da mı ücretli olacak?
0
dedim dedim de kime dedim
(26.12.18)
@dedim dedim de kime dedim evet.
0
sutlu nescafe
(26.12.18)
@dedim dedim de kime dedim: evet. zaten saçmalık burada.
0
babilbaligi
(26.12.18)
turkcell'in yaptığı son açıklamaya göre işlem şöyle olacak,
bir uygulama sunacaklar. bu uygulamayı açıp ücretsiz olarak payalaşcaksın. ancak senin internetini paylaşan kişi bir arayüz ile bilgilerini girip öyle kullanabilecek internetini. starbucks vs.. gibi yerlerde yapılan şey gibi.
ben bu sonucu çıkardım.
ha turkcell böylece bir çok kişinin bilgilerini elde edip her türlü kullanımını sağlayabilecek. kazanacakları 3-5 kuruştan daha karlı bir iş bu elde ettikleri veri.
MerhabaKadıköy’de Teoman, duman, mor ve ötesi, model tarzı müziklerin çaldığı bir bar var mı?Teşekkürler.
Merhaba Kadıköy’de Teoman, duman, mor ve ötesi, model tarzı müziklerin çaldığı bir bar var mı? Teşekkürler.
0
sta (22.12.18)
bir barda teoman çaldığını ben neden hiç duymadım acaba? geçen bir kebapçıda çalıyordu o zmn bile şaşırmıştırm. istanbul'da sonbahar cevap : sanırım yoktur.
İstiyorum ki her gün spor yapayım, her gün ders çalışayım, her gün kitap okuyayım. Zamanım boş geçmesin, makine gibi olayım. Nasıl yapabilirim bunu?
İstiyorum ki her gün spor yapayım, her gün ders çalışayım, her gün kitap okuyayım. Zamanım boş geçmesin, makine gibi olayım. Nasıl yapabilirim bunu?
0
olsa da yesek (20.12.18)
E yap iste hepsini. Hepsini yapmak icin yeterince istekliysen yaparsin zaten. Makine gibi oldugunu da düsünmezsin o zaman, günlük rutininmis gibi gelir.
0
chitosan
(20.12.18)
Teker teker alışkalık edinmeniz lazım, hepsi bir arada birden başlarsanız bırakmanız olası. Atıyorum önce iki hafta erken uyanmak, sonra sporu ekleyin, sonra dersi vs.
0
whoosie
(20.12.18)
Basit abi.
Yaparak yaparsın. Planlayarak nal toplarsın.
0
reyals
(20.12.18)
düşünmeye devam edersen olmak istediğin kişi olamazsın
0
bardakigüneşgözlüğü
(20.12.18)
bu birden olacak bir şey değil. en az 6 ay buna kendini alıştırman lazım. sonra otomatikleşir. 6 aydan önce olmaz.
0
dedim dedim de kime dedim
(20.12.18)
Yat uyu İrfan, Niğde’deyiz...
0
Tears of Devil
(20.12.18)
Yat uyu niğdedeyiz demeye geldim ahshshsjsh
0
lorne malvo
(20.12.18)
makine gibi her gun 3-4 sey yapma. en cok sevdigin seyleri yaz. sonra bunlari onem sirasina gore sirala. en cok para getirecek, en cok statu saglayacak vs.. diye.
sonra bunlari gunlere dagit.
atiyorum,
pazartesi: ingilizce, cizim sali: spor, kitap carsamba: photoshop, gitar
boylelikle her gun farkli sey yapmis olacaksin ve sikilmayacaksin.
0
mayeskuel
(20.12.18)
aynısını yapmaya çalıştım, bi bok yapamadım.
her gün günde 5 sayfa kitap okuyacağım bak bu hedef ne kadar kolay görünüyor di mi? tek bunu bile başarmak çok zordur kitap okumayan adam için.
0
işimdeyim gücümdeyim
(20.12.18)
ben bunu sadece yalnız yaşıyorsam yapabiliyorum. ailemin evinde veya arkadaşla aynı evde kaldığımda her şey altüst oluyor. yalnız yaşayacaksın. sevgilin varsa arada bir evine ve belirli zamanlarda evine gelecek.arkadaşlarınla kendi evinde mümkün olduğunca görüşmeyeceksin. yoksa o rahatlığa bir defa alıştığında vazgeçemiyorsun.
0
m4a87td
(20.12.18)
Ay başları, hafta başları veya saat başları başlarım demeyeceksin. Saat 12 olsun, pazartesi olsun veya 1 ocak olsun yok. 20 Aralık Perşembe saat 20:04 itibariyle makineleş.
0
nrn
(20.12.18)
dediğin gibi yaşıyorum ama bu iş sen isteyince oluyor bir şey olsun buna dönüşeyim diye bir dünya yok. İstiyorsun yapıyorsun ve disiplinli bir şekilde devam ediyorsun hepsi bu.
barajlarda sürekli su akmıyor sanıyorum, arada açılıyor kapaklar. sadece kapaklar açıldığında mı elektrik üretiliyor? kapaklar ne zamanda bir açılıyor?misal atatürk barajı. atatürk baraj üzerinden anlatabilir mi işi bilen?
barajlarda sürekli su akmıyor sanıyorum, arada açılıyor kapaklar. sadece kapaklar açıldığında mı elektrik üretiliyor? kapaklar ne zamanda bir açılıyor?
misal atatürk barajı. atatürk baraj üzerinden anlatabilir mi işi bilen?
Surekli uretim var zaten amac o, kapaklarin acilmasi kapasiteyi asan su birikmesini onlemek icin yoksa uzerinden tasma tehlikesi var
0
dedim dedim de kime dedim
(16.12.18)
@acemi: O farklı bir sistem, senin dediğin gibi olsa yazın kuralıkta baraj seviyesi düşünce elektrikleri mi kapatacağız?
Şimdi ben de birebir detaylaarı bilmiyorum ama bildiğim şu:
Elektrik üreten jenaratörlerin sürekli aynı hızda dönmesi gerekiyor (AC elektrik frekansının tün şebekede sabit olması için) o yüzden su akışı parça parça değil sürekli. Vanalar ile kontrol ediyorlar, elektrik talebi arttıkça jeneratörü aynı hızda döndürmek için daha çok su gerekli oluyor.
Kapak açılma mevzusu da farklı: Barajlar'ın belli bir su kapasitesi var, onun üstü tehlikeli. Su seviyesi çok artarsa, ya @Aceminin attığı resimdeki sistem ile belli bir seviyenin üstü by-pass edilip aşağıya veriliyor, ya da o sistem yoksa veya yetersizse kapakları açıp suyu yine doğrudan aşağı salıyorlar. Kapak açma meselesi bu. O yüzden kapaklar belli zamanlarda açılıyor.
0
yakuza123
(16.12.18)
kapaklar jeneratörlere bağlı oluyor. kapağı ne kadar açarsan o kadar su akıyor. ne kadar su akarsa da o kadar çok elektrik üretiliyor.
kapağın ne kadar açılacağına operatör karar veriyor, genelde şebekeyi dengeleyecek biçimde açar-kapatır. ama orada keyfi eser, verir coşkuyu. yapacak bir şey yok.
kapaklar tamamen kapalı ise de elektrik üretimi olmaz (bakım falan vardır, ne bileyim)
sulama barajı değilse sistem böyle.
genelde bizim gibi ülkelerde baraj ana kaynak ise, kapaklar fazla kapatılmaz.
0
babilbaligi
(16.12.18)
@yakuza
Onun altinda da delikler olabiliyor. Mesela hoover baraji boyle, seviye indikce asagidaki delikler kullaniliyor.
Evet kapaklar açılarak elektrik üretilir diyerek konuyu anlatmaya çalışan arkadaşlara fena sallamışa benziyor onlara inanma, baraj kapakları (drenaj valileri) sadece barajdaki su miktarının tehlike seviyesinin üzerine çıkmasını engellemek için kullanılan bir güvenlik sistemidir. Hidro elektrik santrallerinde üretim baraj seviyesinin altında konumlandırılmış dinamo odalarına yüksek basınçla su pompalamak yoluyla gerçekleşir bunun için basınçlandırma kanalları kullanılır bu kanallar gittikçe daralan yapıdaki su yollarıdır ve dışarıdan bakıldığında görülmezler, bu kanallardan tahliye edilen su çok yüksek bir basınca ulaşır bu yolla birden fazla seri halde yerleştirilmiş dinamoda kinetik enerji elektrik enerjisine dönüştürülür.
Acil su tahliye kapakları ne zaman açılır? 1. Bir önceki kış mevsiminde barajı besleyen kar kar miktarının çok fazla olması ve buna bağlı olarak ani erimenin baraj doluluk oranını aniden yükseltebileceği beklentisi,
2. Belli dönemlerde baraj iç setlerinde yapılması planlanan bakım onarım çalışmaları için kontrollü seviye düşürülmesi.
3. Adli nedenlerden dolayı arama kurtarma çalışmalarını kolaylaştırmak için su seviyesinin azaltılması konusunda ilgili mercilerden resmi talep gelmesi.
4. Kurak geçen bir yağış sezonunda sulama kanallarını desteklemek amacıyla yapılan kontrollü tahliye.
5. Özel izinlerle yapılacak açılış ve şovlar (evet şaka gibi ancak bu da var nedenleri arasında)
Bilinenin aksine hidro elektrik santralleri bir ülkenin tüm elektrik ihtiyacını karşılamaz genelde, içinde bulunduğumuz yüzyılda kömür, petrol ya da nükleer enerji santrallerinde üretilen elektrikler kullanılır yoğunlukla, Bu arada bazı hidro elektrik santrallerinde yüksek debili tanklarla pompalanan su dinamoları çevirmek için de kullandırılır, eğer baraj yeterli su seviyesine ulaşamamışsa su bu tanklarda depolanarak gerekli desi sağlanmış olur.
YouTube dakı bu kanal ne kadar kazanıyor dur? 2.5 milyon abone var ve ultra saçma videolarla dolu :/
YouTube dakı bu kanal ne kadar kazanıyor dur? 2.5 milyon abone var ve ultra saçma videolarla dolu :/
0
gameofannen (24.11.18)
o rakamlar kolpa. abone sayısı view vesair. piyasadaki "hiçbir" ismin istatistiği gerçek değil. 2.5m abone duyunca hiç bilmediğim bir isim için merak edip baktım, zaten bağıra bağıra sahteyim diyor. vidyoların yüklenme tarihi / izlenme sayısına bakınca anlamak saniyelik iş.
0
fucking machine in my head
(24.11.18)
View sayısı doğru olabilir. Çoluk çocuk bu kanalı izliyor. Analar babalar yemek yedirmek için bu kanalı açıyor. Bilen bilir.
0
adwokat
(24.11.18)
benim küçük yiğenler vs var bir çocuğun elinde tablet sabah 8 akşam 11 bunu izlediğini düşün her gün ülkedeki çocuk sayısı ile çarp
0
dedim dedim de kime dedim
(24.11.18)
bence gerçek rakamlar. milyonlar kazanıyor. adamlar villaya taşındı. mal gibi izliyor bebeler. bir de yurtdışından da izleyen olıyor.
0
hknty
(24.11.18)
rakamlar kolpa değil. çocuklar deli gibi izliyor işte eline tablet verip bırakıyorlar dendiği gibi onlar da bunları izliyor.
0
rotten head
(24.11.18)
İşte bilen bi abi ne kadar kazandıklarını söyleyebilseydi..
0
🌸gameofannen
(24.11.18)
2.5m aboneliğin karşılığı ortalama 50k izlenme olamaz. kolpa değil diye iddia edenler neye göre sağlama yapıyorlar acaba
0
fucking machine in my head
(24.11.18)
Gecen biri soyledi ne kadar kazandigini.
3.5 m abonesi var, 40 gundur video atmadim 8bin yatti dedi.
Video attigi aylar 50binleri rahat goruyordur. Sponsorluklar zaten anlasma basi 30-50 veriyor. Her ay bi tane kapatsa 100bini gecer.
40k abonesi olan arkadasim sponsorluktan 8bin tokatladi tek seferde.
0
acemi
(24.11.18)
adamın az önce sayfasındaki videoları inceliyorum 3/4 dakika içinde 260 abone aldı. dehşet bi büyüme hızı var. ama bu youtube içerikleri nasıl ücretlendiriliyor kimse açık bir şey söylemiyor
biraz dertleşme postu olacak. zamanı olmayanlar, lütfen...bir ilişkim oldu üniversitede. sonra bitti. tabi harcanan zaman geri gelmiyor. şu an okul bitmek üzere. elde var sıfır. ne eksik bende bilmiyorum ancak hiç bir kız dönüp bakmıyor bana. Tiyatroya gider, okur ve beslenmeme dikkat ederim. nazik
biraz dertleşme postu olacak. zamanı olmayanlar, lütfen... bir ilişkim oldu üniversitede. sonra bitti. tabi harcanan zaman geri gelmiyor. şu an okul bitmek üzere. elde var sıfır. ne eksik bende bilmiyorum ancak hiç bir kız dönüp bakmıyor bana. Tiyatroya gider, okur ve beslenmeme dikkat ederim. nazik bir konuşma tonuna sahibim. çevremdeki erkek arkadaşlara atılan kız bakışlarını bariz şekilde görebilirken, bana atılan bakış sıfır.. bıktım artık bu durumdan. alçak gönüllü, sakin bir insan olmaktan çıkmalı mı? neden böyle ve ne yapmalı sizce?
her türlü öneri, görüş memnuniyetle karşılanır.. güzel bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle,
0
umutlarivarolankisi (24.11.18)
Atılan bakışların ne alçakgönüllülükle ne de sakin olmakla bir ilgisi bir yok. Kız erkeğe bakıyorsa boylu poslu iyi giyimli olduğu için bakıyordur. -Bir erkek boylu poslu değilse şık giyimiyle bakışları üzerine çekebilir. -Boylu poslu erkek şık giyinmeyi bilmiyorsa bazen çeker bazen çekemez. Tipine göre. -Hem boylu poslu olup hem de iyi giyinmeyi becerebilenler ise en şanslıları. Bütün ilgi onlarındır. İlginin bir diğer anahtarı ise özgüvendir. Ne kadar üsttekilerden birisi olabilsen de özgüvensiz erkeğe kadınlar bakmaz.
0
adwokat
(24.11.18)
Mesaj at
0
KaraSakall
(24.11.18)
Sen hep tiyatroya giden, okuyan, alçak gönüllü ve sakin kızlara mı bakıyorsun? Büyük ihtimalle hayır. Dolgun memeli, yuvarlak ve çıkık popolu, güzel kızlara bakıyorsun.
Kadınlarda da durum böyle, ilk bakışta kimse alçak gönüllüğe falan bakmaz, dikkati çeken ilk şey tiptir. Bu yüzden görünüşün üzerine biraz daha çalışman lazım anladığım kadarıyla.
0
i m cool with that
(24.11.18)
dar paça pantolon giy, bileklerin görünmeli altına çıplak ayakla ayakkabı, mümkünse parlak olsun, son olarak kirli sakal:)) Modern İşidli gibi görününce eminim herkes bakar.
Şaka bir yana, bakmasınlar ne olacak!
0
geçerkenugradım
(24.11.18)
İmajın üzerinde çalış +1 Spora başla, kılık kıyafetine şöyle tekrar bir bak. Bu arada spora başlamak 6 pack yapmak için değil; hem biraz fiziki görünüşün düzelir hem de kendini iyi ve özgüvenli hissedersin. Diğerleri sonraki detaylar.
0
dougsampson
(24.11.18)
aylık berber giderin 100tl-150tl aylık kıyafet giderin 1000-2000tl aralığında olsun.
boş konuşma üzerine alıştırma yap.
senin bakmıyor dediğin kızlar tüm gün instagramdan komik video izliyorlar. napsın senin bayık tiyatronu, okumalarını.
bunlarda olmuyorsa estetik cerrah artık :)
0
dedim dedim de kime dedim
(24.11.18)
Biraz redpill basligi okuyup kendine gel.
Tiyatro ne olm :)
0
acemi
(24.11.18)
yapma birader. Kizlar icin yasamiyoruz. Illaha birini istiyorsan yol yardim gosteren cikar biri yanindan.
Not: pek cogunun baktigi birilerindenim. Ama beslenmene dikkat et, efendi kal boyle devam et. Diger turlusunun zaten anlami yok.
0
baldan kaymak
(24.11.18)
Kendimizi kandirmayalim, insanlar en azindan ilk olarak tipe bakiyor.
Evet, kim bu insanlar? Müteahitler, aileden arazi/emlak zengini olanlar filan tamam.Ama başka kimler var böyle?Esnaf/sanayici/tüccar kan ağlıyoruz diyor ya hep.Az önce önümde kocaman bir Range Rover SUV durdu. İçinden çıkan arkadaşlar yürüyüşlerine, üstlerine başlarına baksan gariban denecek gibi ki
Evet, kim bu insanlar?
Müteahitler, aileden arazi/emlak zengini olanlar filan tamam.
Ama başka kimler var böyle?
Esnaf/sanayici/tüccar kan ağlıyoruz diyor ya hep.
Az önce önümde kocaman bir Range Rover SUV durdu. İçinden çıkan arkadaşlar yürüyüşlerine, üstlerine başlarına baksan gariban denecek gibi kişilerdi.
50 bin lira maaş alan biri, her ay araba için kenara 20 bin lira atsa, bu arabaların alınması 6-7 yıl sürmez mi?
1.5 milyonu SUV ye bağlayacak insan ayda 150 bin kazanıyor olmalı diye düşünüyorum, yanlış mı düşünüyorum acaba?
Sanki zengin olmanın kolay bir formülü varmış da ben bulamıyormuşum gibi.
0
nop (23.11.18)
değnekçi olabilir mafyanın elemanı olabilir pavyon fedaisi pavyon sahibinin arabasını kullanıyor olabilir illegal işler yapıyor olabilir oteli olanlar olabilir bazı yemek şirketlerinin şubesinin sahipleri olabilir. bizim devlet ünisine porsche geliyordu her gün hem de bi kadındı sahibi. mekanın sahibiymiş. 50 bin üstü maaş değil genelde mekanın net karı oluyor..
0
lycoxin
(23.11.18)
Büyük bir oranda normal, vicdanlı insanların aklına gelmeyecek işler yapan insanlar biniyor.
0
fermiparadoksu
(23.11.18)
Hastane karsisinda bufesi olabilir. Adam 2018 a6'yla gelip tost basiyor.
0
brkylmz
(23.11.18)
Arsa zenginleri, kira zenginleri ve üst düzey yöneticiler başı çeker.
0
malheiros
(23.11.18)
O araçların çoğu kişiler üzerine değil. Sen birey olarak alınca vergi ananı ağlatıyor ama şirket alınca öyle değil.
0
catch the arrow
(24.11.18)
Arabadan inenler kılıksızsa inşaatcıdır hocam benim gibi :)
Bi kere hesabın baştan yanlış, 50 bin lira alan kenara para atsa diye girmişsin muhabbete.
Kenara para atarak bu arabalar evler alınmaz, kredi denen bir şey var (vardı)
Bu arabaları maaşlı çalışanlar almaz/alamaz +1
Hepsi bir şekilde ticaret ile meşgul, üst düzey yöneticiler zaten arabaya para bağlamaz. Şirket kiralıyor ve vergiden düşüyor.
Filo kiralama sadece clio, fluence, egea ile olmuyor. Audi A8'inden tut Range Rover'ına kadar çok pahalı araçlar da kiralanıyor.
Peki bu ticaretle uğraşanlar nasıl alıyor ya da neden alıyor.
Nasıl alıyor? Demek ki kazanıyor, ticaret yapmak belli bir zümrenin tekelinde değil. Ülkemzide kast sistemi de yok isteyen istediği işi yapabilir.
Ama herkes başarılı olamıyor, ben herkese ticareti denemesini tavsiye ederim her zaman. Ama herkes cesaret edemiyor, cesaret eden herkes de başarılı olamıyor.
Adam bir firmada müdür kendi işimi yapıcam diyip aynı sektörde firma kuruyor ticarete atılıyor.
Ama olmuyor, başaramıyor. Tekrar aynı sektörde başka bir firmada maaşlı yöneticilik yapıyor mesela.
Ayrıca tüccar için arabaya yatırdığı para çöpe gitmiyor ki, sermayenin bir kısmını orada tutuyor. Sıkışsa lazım olsa satar işini görür sonra yine alır.
İnşaat sektöründen örnek vereyim, adam 2 daire satıyor giriyor hemen lüks bir jipe ya da mercedese. Bir sonraki projede para lazım olunca satıp işini hallediyor sonra tekrar alıyor.
Almak da zorunda, çünkü lüks araba güç göstergesi.
Ben mesela arabalara hiç önem vermem, sevmem de. Motosiklet hastasıyım ama mecbur arabaya da biniyorum.
R1200 GS ile arsa sahibinin yerine bakmaya gitsem "bu ne biçim mütahhit lan, bir arabası bile yok" derler işi alamam. Ama 150 bin liralık mercedesle gidersem hürmet görürüyorum, halbuki o motor o arabadan pahalı :)
0
John Bloor
(24.11.18)
bu araçların çoğu yatırım yapılırken kredi masraflarının içerisine atılır, mesela adam 30 daireli ev yapıcak maliyet sallıyorum 300k*30=9000k e bide range rover katalım içine 10500k. bankaya gidip 10500k üzerinden anlaşıyorsun.
veya bir makine alacaksın 1500k birde araç alayım diyorsun etti sana 2500k firma ödesin işte.
Futbola ortaokuldan beri hiç merakı olmamış bir kişiyim. Kim sampiyon kim degil en son lisede falan bakmisimdir ki bu da 2000-2001 senelerine falan denk geliyor. O zamanlara kadar "3 büyükler" domine ederdi ya hep, FB, GS ve BJK, bazen TS. Aradan 17 sene geçmiş sokakta duydum biri "fenerbahçe de küm
Futbola ortaokuldan beri hiç merakı olmamış bir kişiyim. Kim sampiyon kim degil en son lisede falan bakmisimdir ki bu da 2000-2001 senelerine falan denk geliyor. O zamanlara kadar "3 büyükler" domine ederdi ya hep, FB, GS ve BJK, bazen TS. Aradan 17 sene geçmiş sokakta duydum biri "fenerbahçe de küme düşecek ha" diye muhabbet dönüyordu, nasil ya dedim bugun baktim... Bilmedigim bir suru takim bir kenara, "3 buyukler" gibi bir sey de kalmamis sanki? Fenerbahce sonlarda, besiktas ortalarda vs. Sasirdim dogrusu baya, bunlar cok buyuk butceli takimlar degil miydi? Turkiye futboluna son 10-20 senede ne oldu ki boyle dengeler degisti? Biri ozet gecebilir mi? Tek cumle bile olur neyi kacirdim merak ediyorum. Kucuk takimlara yatirim yapan kisiler mi turedi mesela? Gelen ünlü yabancilar vs. bu takimlarda mi oynuyor artik nedir?
0
robokot (20.11.18)
Video hakem sistemi ile artık çok bariz hatalar ya da büyük takımlar lehine kayırmalar yok. Ayrıca büyük takımlar tamamen borç içinde ve daha iyi futbolcular transfer edilemiyor. Mesela Hasan Ali gibi bir kazma, meselea İsmail Köybaşı gibi sıradan bir futbolcu yıllarca fenerde BJK'de oynuyor. Anadolu takımları digitürk sayesinde sağlam para kazandılar ve akıllı davranan takımlar ön plana çıktı .
0
alicandan
(20.11.18)
futbol takımları alt yapıya harcıyacağımız parayı yıldız futbolcuya harcayalım hem kesin çözüm, taraftar mutlu forma satıldı birde 500 kişi ile uğraşacağına futbolcu ve çevresi ile uğraşıyorsun dedi. altyapı tesislerini min seviyeye çekip parayı basıp eleman getirdiler.
baktırlar ki genç yeteneklerde salak değil. zaten yeteneği varsa avrupaya gidiyor tr gibi ülkelere gelse ziyan olucak. o sebeple yaşlılara bastılar parayı. taraftar oooowwwwww kim geldi bak vs diye havalara uçtu.
yaşlı eleman 3-4 maç oynadı sonra fıs tabi, altta futbolcu gelmiyor. anadolu takımlarından gelen futbolcularında kalitesi belli düzeyde o sebeple oyuncu yetişmiyor. yabancı sınırının kalkması hepten bunları körükledi.
kaldı ki teknik direktörlük düzeyinde de zaten saltanat haline gelmiş bir sistem var. oradan da bir çözüm sağlanamıyor.
şimdi kriz ortamında takımlar artık para da bulamıyor dolayısı ile yıldız oyuncu da alamıyor
yani ; -altyapı yok -yeni teknik direktör yok -para yok dolayısı ile yıldız futbolcu yok
anadolu takımları oyuncu yetiştirmeye çalışsa bile bir fenerin, gs'nin sağlayacağı imkan ile altınordu'nun sağlayacağı imkan bir değil elbette.
sonuç olarak -alttan gelen futbolcu kalitesi düşük -yeni bir taktik anlayış gelişmiyor -anadolu klüpleri çeşitli yerlerden para toplayıp 3 büyüklere gidecek oyuncuları alabiliyor. bkz başakşehir osmanlı vs.
bu sebeple ne avrupada ne milli takımda sonuç alabiliyor.
peki bu taraftar bunu hak ediyor mu? sonuna kadar. spordan tek anladığı şey küfretmek ve holiganlık olan bir anlayışın futbol mantalitesi de bu olur zaten.
0
dedim dedim de kime dedim
(20.11.18)
üç büyükler gene domine etmeye devam ediyor ve edecek. Sadece arada bir sezon cemaatçi ertuğrulun bursası haketmediği halde bir kere şampiyon yapıldı. Üç büyükler dışındakiler yeni statlar yaptılar, yabancı sayısının artmasıyla birlikte kaliteli farkı azaldı. Başakşehir mesela stressiz, medya, taraftar baskısız, lay lay lomla üç puanları topluyor Anadolu'dan. Aynı anadolu takımları üç büyüklere karşı ölümüne motivasyonla, hayatlarının maçlarını oynadıkları oluyor. Üç büyükler yenilsin, avrupadan elensin kıyameti koparıyor medya. Başakşehir daha ilk turlarda elendi, elendi, Akhisar da rezil ediyor Avrupa'da Türkiye'yi kimsenin bi kelime ettiği yok.
0
speedy
(20.11.18)
Futbol artık teknikten çok fiziksel kapasiteye dayalı bi spor oldu. Maçların temposu yükseldi. Bilimsel gelişmeler ve istatistik incelemeleriyle artık hangi takımın nasıl oynadığını, ne yapabileceğini az çok kestirebilir hale geldi takımlar. O yüzden büyük takımların avantajları kayboldu. Fiziken direnebiliyosan iyi kapanarak her takımdan puan çıkarabilirsin. Hele ki bizim üç büyükler gibi takım oyunundan, hızlı oyundan, taktiksel disiplinden uzak takımlardan hayli hayli alıyosun. Şapkadan tavşan çıkartabilen oyuncu sayısı az. Eskisi gibi tekniğe dayalı olmayan oyun beraberinde düz futbolcular getirdi.
Ayrıca dört büyüklerin ekonomik durumları cidden berbat. Yaşlı yaşlı herifleri dünyanın parasını vererek getirmek dışında yapabildikleri hiçbir şey yok. Bitik bi politika. Böyle kaybetmeye mahkumsun.
0
Delay Fuze
(20.11.18)
Bu sene üç büyükleri kriz vurdu. Hepsinin dağ gibi borcu var. Fenerbahçe'de zaten çok yıldız isim yoktu. Hoca ve kadro değiştirerek başladılar bir nevi feda sezonu oldu. Beşiktaş maaş ödeyemiyor mesela. Sezona as forvetin satarak başladı. Galatasaray desen onlar da forvetini satarak başladı sezona. Başakşehir'in arkasında hükümet, yanda iyi bir hoca, ekonomik istikrar falan var iğrenç bir futbol oynayarak 1-0 kazanıp kazanıp zirveye oynuyor.
Savaşçı Vikinglerin torunları nasıl bu kadar naifleşti?
gezegen olan pluton
Ben anlamıyorum, zamanında biz Türkler kadar savaşçı milletler olan Danimarka, İsveç, Norveç gibi ülkelerin insanları şimdi olabildiğince sakin, naif. O genler nereye gitti, bizde neden olmadı bu sakinlik?
Ben anlamıyorum, zamanında biz Türkler kadar savaşçı milletler olan Danimarka, İsveç, Norveç gibi ülkelerin insanları şimdi olabildiğince sakin, naif. O genler nereye gitti, bizde neden olmadı bu sakinlik?
0
gezegen olan pluton (16.11.18)
Çünkü bunun genle hiçbir ilgisi yok, bu çok açık değil mi ki. Yaşam koşulları (doğa-insan ilişkisi) ve sosyo-politik yapılar (insan-insan) sebebiyle belli bir savaşçılık kültürü ediniliyor. Bunlar değişince, o da değişiyor ya da yok oluyor. Türkiye'deki savaşçılık ile göçebe toplumlardaki savaşçılığın da yakından uzaktan hiçbir benzerliği yok. Modern savaşçı ve ilkel savaşçı üzerine yüzlerce sayfa yazılacak kadar büyük sosyal ve kültürel farklar var (giriş için bir kaynak, alandaki en ünlü metinlerden: Pierre Clastres - Vahşi Savaçının Mutsuzluğu). Türkiye neden İskandinavya'dakiler kadar "naifleşmedi" diyorsan da, onu Türkiye'de şu an hakim olan sosyo-politik yapılar üstünden hiç zorlanmadan cevaplarsın.
0
protector
(16.11.18)
bence naiflikten ziyade medeniyet. medeni olmaları naiflik/sakinlik olarak değerlendirilmemeli. şu düşüncen bile (bkz: türklerin kibar insanı ezme huyu) başlığını ve tespitin oğruluyor.
ortadoğu halkları ve müslümanlar medeniyete yatkın değiller. iskandinavlar zamanında savaşçılarmış, şimdi de medeniyetin beşiği. güzel bir evrilme. bu, şu anda savaşamayacakları anlamına gelmiyor. artık savaş kılıçla baltayla da olmuyor.
0
mahone
(16.11.18)
hacı sen bi norveç'li ile iş yap da bak bakalım ne kadar naifler...
0
dedim dedim de kime dedim
(16.11.18)
iskandinav ülkeleri, dogrudan ikinci dünya savasina girmedi ise de, bazen açıktan bazen el altından nazileri desteklediler. şu anda da, iskandinav ülkeleri, sadece balık satmiyor dünyaya, silah satiyor, denizden petrol cikartiyor, kutuplarda hayvan katlediyor.
0
proteus
(16.11.18)
2. Dünya savaşında Norveç, İsveç, Danimarka, Finlandiya'nın (Her ne kadar viking olmasa da) halleri içler acısı idi, aslında savaşçılar ama göstermiyorlar, tezi burada çürür.
0
🌸gezegen olan pluton
(16.11.18)
Biraz gecmise gidelim, 1939 rus fin savasi, meshur kis savasi diye gecer. Finliler yenilmis ama rusyanin burnundan getirmistir. Molotof kokteylini icat edip tanklara atmislardir.
Savasa gelince savasiyorlar da got kadar ulke bunlar sonucta, her iskandinav 10 adam gucunde olsa yine bisey etmiyor. Viking zamani bu kadar kalabalik ulkeler yokmus demekki. Varsa da su anki ordu kavrami yoktu, cunku ordu besleyecek lojistik kavrami yoktu. Savaslar ufak ufak yapiliyordu.
0
acemi
(16.11.18)
Şu geziye çıkan öğrencileri öldüren eleman Norveçli değil miydi? Denk gelirsen baya psikopatı ırkçısı, bu tip fikirlerini fiiliyata dökeni var, uzaktan güzel temiz insanlar gibiler de o kadar da değiller sanki.
0
angelus
(16.11.18)
genle falan degil kulturle ilgili. kultur de nehir gibidir kendi degisir, gittigi yeri de degistirir.
vikinglere, antik misirlilara kadar gitmeye gerek yok. ingilizlerin isgal edip manda haline cevirmedigi yer yok. i.redd.it
ama adamlar simdi got kadar bir adaya tikilip kalmis durumdalar. oyleki brexit ile birlikte avrupayada bagli olmak istemiyorlar.
ayni sekilde 500-600 yil once guney amerikayi kolesi haline getiren portekizliler ve ispanyollar ayni kulture ve kafa yapisina sahip degiller.
0
rm
(17.11.18)
Aslinda vikingler doneminde kendi icinde demokratik sayilabilecek bir yapilari varmis, yagmaya gittikleri yerde kadinlara tecavuz ederken kendi kadinlarina buyuk onem vermisler, neredeyse esit saymislar. Hristiyanligin etkisiyle savasci yönleri torpulenmis.
Gecenlerde bir film izledim mesela. 2. Dunya savasinda almanlar tanklarla danimarkaya girerken karsilarina bisikletli birliklerle cikiyorlar. O kadar uzaklasmislar savastan.
Su anda ise ulkelerindeki ekonomik ve sosyal rahatliktan kaynakli olarak sakinler rahatlar. Mucadele edecekleri bir durum yok.
Bu arada Finlilerle ilgili örnekler verilmis de finlilerim vikinglerle ilgisi yok.
Merhaba,Yeni bir bilgisayar almam lazım, benim sony vaio artık 11 senelik ve çok hantallaştı. aslında ssd falan taksam hala taş gibi ama çok ağır, çok büyük ve pili ölü durumda.Bir bilgisayar alınca görüldüğü gibi uzun süreler kullanabiliyorum. O yüzden kaliteli birşey almak istiyorum. Bu yeni retin
Merhaba, Yeni bir bilgisayar almam lazım, benim sony vaio artık 11 senelik ve çok hantallaştı. aslında ssd falan taksam hala taş gibi ama çok ağır, çok büyük ve pili ölü durumda. Bir bilgisayar alınca görüldüğü gibi uzun süreler kullanabiliyorum. O yüzden kaliteli birşey almak istiyorum. Bu yeni retina ekran macbook air ve dell xps 13 arasında kaldım. İkisi de hoşuma gitti. Biri windows biri değil ve daha önce hiç macbook kullanmadım. Alışması zor olur mu? Kullandığım yerler: sosyal medya, az biraz oyun, kripto trade ve pycharm(python kod yazıyorum / öğreniyorum). Bunlar için hangisi daha uygun olur? Siz olsanız hangisiniz tercih ederdiniz? Bütçe olarak bakmayın ikisi de nerdeyse aynı seviyede.
0
sta (07.11.18)
Xps'in hangi konfigürasyonunu almayı düşünüyorsun?
Mac ile diğerlerinin karşılaştırması hep elma ile armut karşılaştırması gibi ehe.
Air speclerine baktım max alabileceğin 8gb ram, 256 ssd, i5 işlemci. XPS yakın fiyata 2 katını veriyor. Artık alacağın hiçbir bilgisayar 10 yıl yaşamayacak bunu da aklının bir köşesine yaz.
Gidip ikisini de denemeden kör alım yapma. Çok para vereceksin.
0
fermiparadoksu
(07.11.18)
macbook air'de 16gb ram seçeneği var.
0
🌸sta
(07.11.18)
Evet varmış. İleride mac, iphone, ipad uygulaması geliştirmek istersen macos'a mecbursun ama yanına boot camp ile windows da kurabilirsin. Bu da bir alternatif. İkisi bir yerde.
Dell'in evde servis hizmeti var çok avantajlı.
Air yerine pro neden düşünmüyorsun?
0
fermiparadoksu
(07.11.18)
az biraz oyun derken ne oynuyorsunuz? oynadığınız oyunların macos uyumluluğu var mı yok kontrol edin. kod yazmak için macbook air. zuckerberg bile air kullanıyordu :)
0
undertaker
(07.11.18)
arada bir wow oynuyordum ama öyle çok hardcore değil.
0
🌸sta
(07.11.18)
air kullanan biri olarak xps diyorum. air internet ve office dosyaları için dizayn edilmiş bir bilgisayar. daha fazlasını yapmaya kalkınca sorun yaşıyorsunuz. mesela bir program kullanmanız lazım mac versiyonu yok. birşey editleyeceksiniz illa full lisans almanız gerekli. ekran kartı kısmen düşük olduğu için 2010 ve öncesi oyunları belki çalıştırır o da oyunu yine full lisans almanız şartı ile. peki ben niye kullanıyorum? müşteriye gidince güzel oluyor iş bilgisayarı yani. başka bir levono bilgisayarım daha var. diğer işlerde onu kullanıyorum.
0
dedim dedim de kime dedim
(07.11.18)
Air kullanan biri olarak dell diyorum. Az biraz oyun degil hic oyun oynayamiyorsunuz bu arada. Aninda alev topu oluyor. Cok fazla programda uyumsuzluk var muhendislik icin. Bi “diger” klasorunu temizlemek bile dert. Windows’un gozunu seveyim.
0
c1b2k3
(07.11.18)
9 yillik vaio'dan macbook'a gectim. pisman degilim.
(dell xps 15 bakmistim o donem. canli olarak inceleyince cok begenmemistim. 2 sene once fan sorunu vardi bir de. 2 yildir macbook'ta fan sesi duymadim, belki de yoktur.)
0
brkylmz
(07.11.18)
@brkylmz canlı olarak inceleyince nesini beğenmemiştin?
0
🌸sta
(07.11.18)
alacagim donem 15 inch touchbar'li macbookla kafa kafayaydi fiyatlari. uzun donem kullanim ve stabilite acisindan test etmem mumkun degildi ama baya uzun incelemistim. touchpad hissiyati-kasada kullanilan materyal falan fotograflardaki gibi gelmemisti. okuz parasi verip almak icime sinmedi ki o zamana kadar kesin kararimi vermistim xps icin. macbook'a dokununca aha budur demistim :)
0
brkylmz
(07.11.18)
youtube'dan bir sürü video izledim ben de şimdi. gerçekten de malzeme kalitesi baya kötü duruyor. macbooklarınki bir başka. air değil de proya mı yönelsem acaba?
0
🌸sta
(07.11.18)
abi ne mac i ya al xps bas mac kullanmadıysan alısamazsin windows ta 10 sn de cozdugun bir şeyi mac te cozemezsin her turlu program oyun vs. akarsın
he bence para harcama eski pc ye ssd al temizlet pili degistir kullan
0
kingcyrax
(07.11.18)
Darkrocq’a cok katildim.
4 yil Macbook Pro ve 4 yil da Macbook Air kullanmis biri olarak cok memnunum. Iyi ki Windozdan kurtulmusum.
Bu arada ilk Macbook Pro su an yaklasik 8 yasinda ve hayatina devam ediyor, sikintisi yok.
Ofiste XPS 13 ve 15 kullanan arkadaslar var, memnun kalmayip degistirdiler zamanla. Zaten cihazlar fiziksel olarak o kadar saglam degiller.
0
fever
(07.11.18)
MacBook Air.
Birinci senemi devirdim, kurulum falan yapmadım, ofis ve browser ağırlıklı kullanıyorum. Şimdiye kadar bir yanlışı olmadı.
Bi kitap vardı, kapağında şu yeniçerilerin eşcinselliklerini temsil eden meşhur resim olabilir.Yahudi bir akademisyendi galiba adını tam hatırlayamıyorum, Osmanlı’da eşcinsellik tarihi gib bir kitap çalışması vardı.Hatırlayan bilen var mı?
Bi kitap vardı, kapağında şu yeniçerilerin eşcinselliklerini temsil eden meşhur resim olabilir.
Yahudi bir akademisyendi galiba adını tam hatırlayamıyorum, Osmanlı’da eşcinsellik tarihi gib bir kitap çalışması vardı.
bu diziyle ilgili ekşi'de sürekli bi devam beklentisi var da o yüzden soruyorum. 2. sezondan sonra iptal mi edildi (final yapamadan), yoksa 1. sezondan sonra mali sıkıntılar sebebiyle 2. sezonda bitirilmeye mi karar verildi (final yaparak), yoksa zaten 2 sezon olması planlanıyodu ve normal zamanında
bu diziyle ilgili ekşi'de sürekli bi devam beklentisi var da o yüzden soruyorum. 2. sezondan sonra iptal mi edildi (final yapamadan), yoksa 1. sezondan sonra mali sıkıntılar sebebiyle 2. sezonda bitirilmeye mi karar verildi (final yaparak), yoksa zaten 2 sezon olması planlanıyodu ve normal zamanında mı bitti?
0
semaforo de medianoche (26.10.18)
aslında 7 sezon olarak planlandı ama yönetmen 7 sezonluk bütçeyi 2 sezonda yedi. bize de böyle harika bir dizi bıraktı. dizi içerisindeki ayrıntılara dikkat edersen cidden hayvani bir tasarım - tarih şölenini görebilirsin. benzer mantıkta got, spartacus vs çektiler.
arkadaşlar ben bi hocaya doktora için başvurdum, kabul etti, bana doktora için konu da gönderdi.cevap yazacağım, karar veremedim daha.çünkü ben bu çalışma da kullanılacak cihazların falan %30 unu biliyorum ve daha önce kullandım. hocanın yazdığı bazı cihazları hiç görmedim bile. benim sorunum, yükse
arkadaşlar ben bi hocaya doktora için başvurdum, kabul etti, bana doktora için konu da gönderdi.cevap yazacağım, karar veremedim daha. çünkü ben bu çalışma da kullanılacak cihazların falan %30 unu biliyorum ve daha önce kullandım. hocanın yazdığı bazı cihazları hiç görmedim bile.
benim sorunum, yüksek lisansta danışman hocam bana hiç yardımcı olmadı, cihazların kullanma kılavuzlarını verdi, sen yaparsın dedi, gitti. bir şekilde üretim yapıp, ölçümleri aldım ama çok zor süreç oldu benim için yani. diğer arkadaşlarım vardı mesela hocaları tek tek okuyacakları makaleleri bile vermişti.
şimdi yabancı hoca olduğu için endişeleniyorum ve düşündükçe de korkmaya başladım. çok fazla doktora yapan arkadaşımda çevremde yok, bi kaçına sordum, hocan tabi ki gösterir falan dediler. bu hoca en azından ilk başlarda benimle birlikte çalışacak mı, yoksa başıboş bırakır mı?
0
wishmaythşngs (23.10.18)
Doktoroda genelde başıboş bırakıyolar ama hocanın öğrencilerine ulaşabilirsen onlara sor. Sonuçta bi ekip olarak birbirinize destek olursunuz bi yandan.
Bence risk alman iyi olur, en azından denemedim demezsin.
0
lcha
(23.10.18)
Abi ben senin alaninda calismiyorum ama soruyu sorarken hangi okul hangi bölüm vs yazarsan daha gercekci yanitlar alirsin diye düşünüyorum.
0
her giriste sifresini unutan adam
(23.10.18)
sen kendin yapacakmış gibi ayarla bence kendini hoca ne kadar destek olursa o kadar kar, öyle seninle ilgilenicek hoca bulmak zor cidden.
sadece bilgisayar oyunlarında diyorum. normal konuşmada "arabayı 50k'ya sattım" diyene kıl olurum, şakalar komiklikler haricinde.
0
alwayschargeneverbend
(22.10.18)
online oyunlardan alışkanlık da oluyor ama ben sopranos, the wire gibi dizilerde duya duya sevdim. ama öyle söyleyemiyoruz malesef kısaltma olarak yazıyoruz
0
hasmetizm 2046
(22.10.18)
Çünkü pratik
0
herhaltibiliyoring
(22.10.18)
Kilo latince bin demek. Kilogram vs işte. Uluslararası bir standart ayni zamanda. Kıçımızdan uydurduğumuz bi kullanim da değil. Kullanımi da kolay yani. Why not?
0
nundu
(22.10.18)
Bildiğim kadarıyla şöyle:
Yunanca'da (eski mi yeni mi bilmiyorum) "kilo" olarak telaffuz edilen bir kelime, "bin" anlamına geliyor. Dolayısıyla onun kısaltması olarak da k harfi kullanıyor insanlar. Online ortamlar dışında kullanıldığını hiç görmediğimi de ekleyeyim yine de.
0
skooma
(22.10.18)
sadece bilgisayar oyunlarinda kullaniyor/dum. ingiltere'ye tasindiktan sonra gundelik hayatin parcasi kimse hundred thousand gibi konusmuyor
0
try again fail again fail better
(22.10.18)
Tek harfle yazmak daha kolay oldugu icin. 3 tusa basmal yerine tek tusa basiyorsun. Ben bu yuzden k yazıyorum.
0
stavro
(22.10.18)
Bir dönem "Slm", "Cnm", "Nbr", "İi iste ne olsn", "Sn npyrsn?" diye yazanlar ergenlikten çıktı, okulunu bitirdi, beyaz yaka olarak çalıştı ve eski alışkanlıklarını bu şekilde devam ettirdiler/ettiriyorlar.
Kilonun, yani 1000'in k'si o.
+Ne kadar gelirin var? -4,5k - 5k arası.
Ne kadar da itici, değil mi?
0
m e b
(22.10.18)
"k" yurtdisinda ve muhendislikte cok kullaniliyor. bu ikisiyle baglantili olan insanlarin kullanmasi normal, pratik.
0
cooperr
(22.10.18)
Evet açıklıyorum bunu Türk internet alemine katan zamanın ergenleridir. Yaklaşık olarak 2002-2003 yılları arasında internet dili literatürümüze katılmıştır. Knight Online denen gereksiz insanların oynadığı oyunun öncülük ettiği massively multiplayer online oyunlar furyasında sıklıkla kullanılan bu terim daha sonrasında ICQ, MSN ve Facebook üzerinde yaygınlaşarak oldukça benimsenmiştir.
0
goodz
(22.10.18)
2000000 doların 130000 dolarını sattım 50000 dolarını arkadaşa verdim 300000 dolarını bir işe yatırdım 150000 dolarını cebe attım. 70000 doları bankaya koyup 400000 doları yedim 1000000 doları da 100000 dolar halinde ortaklara bölüştürdüm.
Vs
2000k doların 130k dolarını sattım 50k dolarını arkadaşa verdim 300k dolarını bir işe yatırdım 150k dolarını cebe attım. 70k doları bankaya koyup 400k doları yedim 1000k doları da 100k dolar halinde ortaklara bölüştürdüm.
0
dedim dedim de kime dedim
(22.10.18)
@dedim dedim de kime dedim
sıfır koymak yerine bin de yazabilirsiniz, alternatifi o değil.
33 yıllık iktidarında çok toprak kaybedilmiş ama hadi diyelim o zamanın şartlarında öyleydi, kendisi çok iyi padişahtı. ilber hoca falan da cok tutuyor. ama sonuçta osmanlı diyince hep fatihler, kanuniler başarı olarak akla gelirdi bu zamana kadar. nam salmislardır.dönem olarak dgerlerinden çok fark
33 yıllık iktidarında çok toprak kaybedilmiş ama hadi diyelim o zamanın şartlarında öyleydi, kendisi çok iyi padişahtı. ilber hoca falan da cok tutuyor.
ama sonuçta osmanlı diyince hep fatihler, kanuniler başarı olarak akla gelirdi bu zamana kadar. nam salmislardır.
dönem olarak dgerlerinden çok farklı, çok zor bir dönem olabilir abdulhamid'inki. onu demiyorum. yani neden abdülhamid onu soruyorum. ne olursa olsun sonuç olarak daha meşhur, avrupa'yı titreten padişahlar var sonuçta.
0
Neill (18.10.18)
çünkü halifeliği en iyi o taşımıştır. bu yüzden halifelik yanlılarının baştacıdır. s şu videoyu buraddan itibaren izle bence: youtu.be
0
illegalstar
(18.10.18)
Bi olayı yok, V. Mehmet ve Vahdettin'i saymazsak son Osmanlı padişahı, biraz da Mustafa Kemal'in o jargondaki karşılığı gibi gösteriliyor, o nedenle. Yoksa Osmanlı'nın en başarısız padişahlarından biri, o dönemin şartlarında mukayese edilse bile öyle.
0
angelus
(18.10.18)
modern dönem osmanlı devletinin en meşhur padişahı. ondan sonra gelenler etkisizdi, öncesi de çok eski zaten. hal böyle olunca osmanlı fanatikleri için popi olacak başka isim kalmıyor bu yüzden köpürtülüyor
0
dafuq
(18.10.18)
hocam şimdi bu adam binbir zorluk içersinde devleti zar zor ayakta tutmuş, bu yabana atılacak bir sebep değil.
Fatih, kanuni vs. zaten tartışılmaz insanlar. yani, 3-5 ekşici dışında bu adamların kudretini sorgulayan kimse yoktur sanırım, bu sebeple oradan ekmek çıkmıyor. ancak okumayı seven meraklı insanlar için biraz kitap satılıyor o kadar.
ama Abdülhamit'te durum farklı. torunları hayatta, onlar sürekli "dedem şöyle böyle" diyip demeçler veriyorlar, dizisi var ki o zaten başlı başına bir etken.
0
giovanne
(18.10.18)
Marangozlugu iyiydi.
0
stavro
(18.10.18)
Toprak kaybedeceğiz onun psikolojik altyapısı hazırlanıyor sanırım
0
le jeune turc
(18.10.18)
12 kadindan 26 cocuk sahibi olmasi da bir etken olabilir. Rahmetli iyi calismis, gece-gunduz mesai kastirmis. Doneminde devlet borc icinde yuzmesine ragmen saray masraflarindan hic kisintiya gidilmemistir, Avrupa'dan piyes - tiyatro gruplari sadece kendisine gosteri yapmak icin getirtilmistir vs.
Bir doneme cok benziyor ama hatirlayamadim Almanya'da Habsburg donemi olabilir.
0
dougsampson
(18.10.18)
şan, şöhret, güç, kudret açısından yavuz, fatih, kanuni tartışılmaz ama bizim son osmanlıcılar akılları sıra Atatürk'ün karşısına çıkarabilecek bir figür, portre olarak bunu çıkarabiliyorlar çünkü bahsettiğim padişahların hem dönem hem de başka faktörlerle Atatürk'le mukayese edilmesi sağlıklı olmaz.
Bizim son Osmanlıcıların yakın tarih figürü olarak sadece bu adamı ortaya koyabiliyorlar Atatürk'e karşı
0
silah taciri
(18.10.18)
93 Harbi'nin getirileri (daha doğrusu götürdükleri) İngiltere ve Fransa'ya sırt dayayabilme imkanlarını ortadan kaldırıyor. Balkanlardaki kayıplarla, Osmanlı, kuruluş devrinden itibaren sonra ilk kez, yüzyıllar sonra, müslüman nüfusu daha yüksek bir devlet haline geliyor.
Bu gerçeği gören, analiz eden Abdülhamid, halifelik sıfatını doğru zamanda ''aktive'' ediyor. Yoksa kendisi ilk halife değil; fetihlerden fetihlere koşan, müslüman alemini şaha kaldıran bir padişah değil.
Panislamist bayrağını taşıması niçin son 5-6 yılda bu kadar sık isminin geçtiğini gösteriyor aslında. Kısakürek çok ileri gidip; ne II. Mahmudlar ne Selimler, o reformcu padişahlar imparatorluğun gerçekliğini algılayamadı diyor. Yani Abdülhamid görüyor gerçek çözüm yolunu islam birliğinde. (Böyle yazınca Kısakürek de yeni kitap yazmış gibi algılanmasın. Kitap 1965 yılından. O dönemde de belli isimlerin Abdülhamid'e hayranlık duyduğu aşikar. Birileri demek ki şimdi doğru zamanda, Abdülhamid'in panislamcı kimliğini ''aktive'' ediyor.)
Yerli yabancı hiçbir ciddi tarihçinin Abdülhamid'i ''en başarısız padişah'' diye betimlediğini de görmedim duymadım. Balans ipindeki en iyi cambaz olarak gösterir Hanioğlu, ki bu yergi sayılmaz.
0
buf-e kür
(18.10.18)
kendi döneminde en büyük düşmanı jön türkler, ittihatçılar, tevfik fikret gibi özgürlük yanlıları olmuştur. bu düşman korkusu yüzünden gazetelere yoğun sansür uygulanmış, jurnalcilik iyice halkın arasına yayılmış, her köşeye ajanlarını göndermiştir sırf kendisine muhalefet edenleri yakalatmak için. abdülhamid in popüler olması olayı aslında tamamen algı yönetimi. senelerdir üniversitelerde dahi "33 yıl hiç toprak kaybetmeden hüküm sürdü" yalanı anlatıldı ki bir çok hoca bunu sadece bilgisizlikten anlattı. sağ genel olarak hep devletçi, merkeziyetçi tutumda olmuştur. abdülhamid e yani devlete karşı açıktan muhalefet eden üstelik o dönemin özgürlük söylemleriyle hareket eden, ayaklanan gruplar, kişiler var. bu yüzden sağcılar abdülhamid i çok sever. meşrutiyet sayesinde bir çok azınlık ve farklı düşüncedeki insan meclis vasıtasıyla kendisini temsil imkan buldu. bizim sağcılar özellikle ermeni, rum gibi azınlıkların mecliste yer almasını tamamen "devletin parçalanması" olarak algılıyorlar. üzerine hamid lerinin yetkilerinin kısıtlanmasını da ekleyince ortaya şöyle bir tablo çıkıyor:
hükmettiği yıllar boyunca toprak kaybetmeden, yahudilere, siyonistlere, içerideki azınlıklardan oluşan hainlere, ordu ve entellektüel camiadaki yerli hainlere karşı tek başına koca imparatorluğu sırtlamış gök sultan abdülhamid han hazretleri.
buradaki abdülhamid adını kaldır öyle oku, sana kimi hatırlatıyor?
Tarihte bir dolu örneği var, uzun uzun yazmak istemiyorum. Louis Bonaparte'ın, Napolyon kültünü canlandırması; Alman faşizminin III. Reich tarihlendirmesi ve Aryan sembollerini kullanması vs.
AKP de "70 yıllık reklam arası"ndan sonra düşünsel olarak kendini Osmanlı'nın sonuna, bilhassa Abdühamit'e, yani 1908 Devrimi'nin öncesine iliştirmek istiyor.(Bu arada Abdülhamit kültü, benim takip edebildiğim kadarıyla ta Büyük Doğu zamanlarından beri zaten sağcıların tarih anlayışında önemli bir yer tutuyor.) AKP iktidarı içinse; sporda canlandırılmaya çalışılan okçuluktan tutalım, devlet binalarında kullanılan Selçuklu mimarisi öğelerine kadar her yerde işaretlerini gördüğümüz türden bir neo-klasikçiliğin parçalarından biri. Partinin ideologlarına -??-, tarih yazıcılarına vs. göre -her ne kadar açıkça söylemeseler de- 1908 Devrimi, Cumhuriyet Devrimi ve CHP iktidarı ile kesintiye uğramış bir hattın sağlam halkasıdır Abdülhamit; bu hat tuhaf biçimde Menderes'le devam eder, -o da köylü burjuvazinin ve bu sınıfın altında şekilsizleşen köylülüğün temsilcisidir- 27 Mayıs ve getirdiği kurumlar eliyle yine kesintiye uğrar, 70'ler boyunca mücadelesini sürdürür ve nihayet bir başka restorasyonla, 12 Eylül'le farkında olmadığı bir zafer kazanır. Menderes'le Erdoğan'ın arasına Özal'ın yerleştirilmesi bu itibarla -ilk bakışta- manalı gibi gözüküyor. Ortak sözcük: Restorasyon. (Mu olmalı?)
Eleştirel not: Ama hangi üretim biçiminin restorasyonu? Abdülhamit, ulus devletlerin birer ikişer tomurcuklandığı, Batılı düşüncenin nicedir aydınlar arasında karşılık bulmaya başladığı, İstanbul'da gayrimüslim burjuvanın palazlandığı ve haklar iddia ettiği bir dönemde, yarı-merkezi feodalizmin restorasyonuna girişerek meclisi 30 yıllığına kapattı. Menderes'in tahkikat komisyonu ile doruğa çıkan baskıcılığı ise hem anti-demokrasi demekti hem de tarım burjuvazisine verilen tavizlerin sürdürülmesi, gelişen üretici güçlere karşı siyasal iktidarın gözünü yumması... Hadi ilk ikisi için feodalizm genel başlığını kullansak, Özal bambaşka bir yerdedir, tek bir piyasa hâline gelmiş dünya kapitalizmine entegredir: Krizdeki Türkiye burjuvazisini; 24 Ocak'la ve 12 Eylül sonrasındaki Anap iktidarı ile ihya etmiştir. AKP de sermayenin bir başka krizini çözmek için İMF politikalarını şartsız uygulayacak bir "tek parti" olarak, çoğunlukla muhafazakar kitlelerin desteği ile iktidara geldi. 12 Eylül 2010 tarihine dek olanlara da -bir günde bitmiş değil her şey, o tarihte resmileşti sadece- basbayağı restorasyon diyebiliyoruz demek ki.
Bunların üstüne "kült" dediğimiz şeyin ve kitleyle ilişkisinin "gerçek" anlamının da bir partiyi ya da lideri iktidara taşıyanlarla; o parti ya liderin siyasetinin arasında "gerçek" ilişkiye dayandığını söyleyebiliriz. Abdülhamit kitlenin önünde, tıpkı yukarıda verilen cevaplarda olduğu gibi "halifelik"le, "cambazlık"la vesaire duruyor. Altı bomboş... Bu yüzden sorunun "asıl" ama "yanlış" cevabı bunlardır belki de...
0
hikmet iv
(18.10.18)
elle tutulan şeyler yapan son eleman başka idolleri de vardır muhtemelen ama onlara sarsalar dayak yiyecekleri çok nokta var. abdülhamit'in yok mu var ama kısmen iyileştirme yollarını açmış okuyabildiğimiz kadarı ile.
yere göğe sığdıramayanlar var tabi. tarihten gördüğümüz kadarı ile öyle biri olsaydı zaten biz şu an osmanlı topraklarında yaşıyor olurduk. bir insanı lider, başarılı yapan çevresindeki insanları seçebilme yeteneğidir. sanırım buralarda sorunlar vardı.
0
dedim dedim de kime dedim
(18.10.18)
bana darbe yapılacak korkusundan haliçte donanmayı çürüten yine muhalefet korkusundan tiyatroları kapattıran, sansür kurulları kurduran, insanları birbirine ispiyonlattıran ''jurnalcilik'' olayını başlatan, eserlerde ''kulak, burun'' gibi ifadelerin geçmesini bile kendine laf ediliyor olarak algılayan sıkıntılı bir kişilik. peki bu olaylar tanıdık geliyor mu?
Bu marka hakkında yorumlarınız nelerdir? Sizce de gereksiz pahalı değil mi ya?Kaban falan bakayım dedim 1000-1200 liradan aşağı yok, keza kazaklar da 400-500 lira civarı. Bazı ürünlerini anlarım tamam da ne bileyim Inditex bünyesinde sonuçta, diğer markalarından ne gibi farkı olabilir ki?Çok sinirle
Bu marka hakkında yorumlarınız nelerdir? Sizce de gereksiz pahalı değil mi ya?
Kaban falan bakayım dedim 1000-1200 liradan aşağı yok, keza kazaklar da 400-500 lira civarı. Bazı ürünlerini anlarım tamam da ne bileyim Inditex bünyesinde sonuçta, diğer markalarından ne gibi farkı olabilir ki?
Çok sinirlendim fiyatları görünce.
0
lana del rey (16.10.18)
Önceden böyle değildi, bu sene euro 8TL'leri görünce uçtu mecburen. Düşünsenize avrupalı bir marka 125 Euro olan bir montu kaç TL'ye satabilir? Daha da sinirlenmek isterseniz Lacoste'a bir uğrayın derim :)
0
blackidom
(16.10.18)
sadece massimo değil, euro'dan dolayı pek çok markanın fiyatları yükseldi. mesela, sevdiğim bir ayakkabı markası en güzel modellerini türkiye'ye göndermeme kararı aldı sırf bu kur farkından dolayı. markaların avrupadaki fiyatına bakarak karşılaştırma yapabilirsiniz. pek çoğunda pahalılık onlardan değil bizden kaynaklanıyor.
0
lesmiserables
(16.10.18)
Massimo dutti. Puurrççç. İsme bak. Böyle bi markadan giyinmezdim. Bedava verseler almam
Hahahha massimo dutti sjsjajhababa
0
Delay Fuze
(16.10.18)
@blackidom Lacoste'a baktim da hahaha :D Su an sesli kahkaha atiyorum. Pololar 550 olmus saka herhalde.
Massimo Dutti bana cok plaza insanlarina yonelik gibi geliyor. Zara, VS Pink ve Twist disinda baska bir markadan alisveris yapmiyorum.
0
perfectum
(16.10.18)
massimo dutti'nin pantolonlari guzel ve dayanikli. bu sene kac para oldular bilemiyorum :( ama guzeller.
0
fakyoras
(17.10.18)
Massimo dutti daha kaliteli dikişlere sahip genelde ve kumaş içerikleri tamamen yün kaşmir vs. Olabiliyor, diğer inditexte daha yoğun polyester kullanımı varken. 4-5 sene önce fiyatına değiyordu, şimdi biraz zor gibi. Eskinden indirimleri zara fiyatına gelirdi ama galiba yalan olmuş kurla.
0
kullanıcıadımbuolsun
(17.10.18)
sezonda ve rastgele bir günde gidersen öyle,
sürekli takibe alırsan 2 ayda bir iki gün stokları eritmek için %50-%60 indirim yapıyorlar. kazaklar vs 100tl montlar 400-500tl'ye geliyor.
biraz ust segment massimo normal bana kalırsa.
0
dedim dedim de kime dedim
(17.10.18)
cinsiyetini bilmeden nasıl yorum yapalım ?
Kadın olsam mesela diğerlerinin yüzüne bakmam Mango ve Stradivarius (bu da inditex maalesef) varken....
Massimo Dutti de inditex ama muhafazakar tiplerin uğrak yeri gibi geliyor nedense :D
0
imelih
(17.10.18)
2 senedir massimo dutti'de magaza mudurlugu yapiyorum, stoklari eritmek icin iki ayda bir indirim yaptigimizi yeni ogrendim. Tesekkurler eksiduyuru... Soruna gelirsek, kumas kalitesine paralel fiyatlar. Bence de yuksek fakat tarzi git gide minimallesiyor massimo'nun. Baya baya beyazyakalarin tercih edebilecegi bir yere dondu.
0
Deathrow
(17.10.18)
@blackdiom Lacoste, Gant, Tommy bunlar hep pahalıydı.
merhaba ben 5 yıldır matematik öğretmeniyim. 1.5 yıldır kadrolu olarak çalışıyorum. hep öğretmen olma hayali ile buralara kadar geldim fakat mesleğimin 4. yılında aslında mutlu olmadığımı , okul ortamına ait olmadığımı hissettim. okulda aşırı yorulmam ve tüm günümü ve haftalarımı etkilemeye başladı
merhaba ben 5 yıldır matematik öğretmeniyim. 1.5 yıldır kadrolu olarak çalışıyorum. hep öğretmen olma hayali ile buralara kadar geldim fakat mesleğimin 4. yılında aslında mutlu olmadığımı , okul ortamına ait olmadığımı hissettim. okulda aşırı yorulmam ve tüm günümü ve haftalarımı etkilemeye başladı bu düşünce. çalışma hayatı fıtratıma uygun değilmiş hissi içindeyim. haftaiçi günlerin bana ait olmadığı düşünüyorum. haftasonunu gerçekten iple çekiyorum. madem mutlu değilim neden devam ediyorum ki ? bu süre zarfında nişanlandım ve evlendim. hatta 7 haftalık hamileyim ve eşim çalıştığım yere gelemiyor. bende onun yanına gidemiyorum. devletin sözleşmeli öğretmen politaksı bu şekilde.
eşimle ayrı kalmamak için , eşim ücretsiz izne ayrıldı ve çalıştığım yere geldik. 6 aylık bir süre için. burada geçici bi ev tuttuk. çok fazla eşya almadık aslında derdim eşya değil de içinde bulunduğumuz şartı anlatmak için. şuan tek maaaşla hem düğün taksitlerimizi diğer evimizdeki ve burdaki evin kiralarını ödüyoruz ve maddi olarak bi artımız yok. aslında eksiye de düşmüyoruz ama geçici bir evde halı bile şart ve evimiz halısız. kilimde yemek yemekten ve betona temas etmekten ,kış gelmeden hasta oldum.
lütfen yazımı şımarık,memnuniyetsiz biri olarak algılamayın. nasıl derin bir çıkmazdayım anlatamam. aslında bence bırakmalısınız gibi bir cümle kulmanızı beklediğimden değil de çalışan bir anne yada ev hanımı bir anne mi olmak iyidir ? yada bu düşünceler için bana önerebileceğiniz birşey var mı ?
0
sylcn (13.10.18)
yakında sözleşmeliler kadroya geçebilir. o zaman pişman olursun. çok yoruluyorsan 21 saate gir. hatta tayin zamanı küçük bir okula gidip daha rahat edersin. hormonların mı değişti ne oldu? geçici bunlar. sakın bırakma mesleğini.
0
ya ben lan neyse
(13.10.18)
sevgili sylcn
1 esin calisacak bir şekilde başka bi iş bulsun calissin 2 okul rahattır zaten dogum izni vs. alacaksın sakin ol sakın istifa etme 3 aileler ne durumda bilmiyorum ama biraz ev esyası vs. ailenizden yardım isteyin evin birini de kapatın
yoksa isler zor cocugu doguracaksan birikim şart
0
kingcyrax
(13.10.18)
Çalışmayıp ne yapacaksın pardon da? Her insanın bir mesleği ve işi olmalı bu hayatta.
Çalışmak benim fıtratıma uygun değilmiş ne demektir yaw. Dilencilik mi yapacaksın? Koca parası yiyip boş bir hayat mı geçireceksin? İnsanlara bağımlı yaşamaktan daha boktan bir hayat düşünemiyorum şahsen.
Düzen kurmadan evlenmek ve çocuk yapmak bence fıtratınıza uygun değilmiş.
0
bos gezenin bos ustasi
(13.10.18)
Öncelikle ev ayakkabısı ya da terlik al halıdan daha ucuz Düğün taksidi konusunda bir şey diyemiyorum keşke yapmasaymışsınız Eşinizin çalışması gerek anneniz yanınızda dursun. Bu söylediklerinizin hepsi düşünmeden hareket etmek yüzünden oluyor. Paran yok düğün yapıyorsun taksidi bitmeden çocuk, anlamam mümkün değil. İşinizden ayrılmayın çünkü diğer çalışma hayatı çok daha zor ve çetrefilli, çalışmayan anne/ ev kadının nasıl hayatta gerilediğini görmüş bir insanım tavsiye etmem. Eşinizin avcuna bakmayın. O gün gelir ayrılmak ister pişman olursunuz. Çalışma hayatı bok gibi ama herkes için bok gibi ve kimse de mutlu değil. Mutluluğu çalışma haytında değil dışarda arayın.
0
fasulyek
(13.10.18)
Çocuk bekliyorsanız riskli biraz, bırakmayın. Biraz sıkın dişinizi derim en azından çocuk büyüyene kadar. Zaten izne ayrılacaksınız çocuk doğunca, belki fikriniz değişir. Hayatınıza çok büyük bir değişiklik katacak zaten. Devam edin derim, olmazsa en azından çocuğunuz için bırakmış olursunuz.
0
black holes in the sky
(13.10.18)
Mesele yorulmaksa, öğretmenlik dışında yapacağınız işlerin koşulları öğretmenlikten çok çok daha ağır gelir. Bunun dışında içinde bulunduğunuz koşullarda neler yapılabileceğini yukarıda arkadaşlar söylemişler.
Ev hanımı olmak, kendinizin eve bir şeyler katamaması bir süreç sonrasında sizi üzebilir daha doğrusu kendinizi kısıtlı hissetmenize neden olabilir.
0
biravekahve
(13.10.18)
hocam işin olduğuna şükret diyorum ben. öğretmen isen çok bir alternatifin de yoktur. hani mühendis olsan falan derim ki biraz ara verirsin olmazsa tekrar bir şekilde başka bir yerde başlarsın. ama sırada atanmayı bekleyen binlerce öğretmen varken ilerde ah vah ettiğinde çok geç olabilir. bu sebeple devam. ekmek parası bu.
yorulacağız, ayrı kalacağız, bıkacağız belki ama hepsi geçiyor inan. hatta bunlardan sonra daha güçlü oluyor insan.
0
giovanne
(14.10.18)
çalışmak kimsenin fıtratına uygun değil. okul hayatı zor geliyorsa ki öğretmenliğe çok acayip sevmiyorsanız gayet normal, özel derse kaymaya çalışabilirsin. lisede bana özel derse gelen bir hoca vardı. endüstri mühendisliği bitirmesine rağmen geçimini özel ders vererek sağlıyordu. iş saatleri daha uygun olur. tabii ki bir anda değil de kademelili yaparsanız açıkta kalmazsınız.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(14.10.18)
bence özel dersten dolayı matematik en şanslı öğretmenlik branşı. istifa edecekseniz de özel ders vererek gelir elde edebilirsiniz. okul ortamından sıkıldığınızı söylemişsiniz, belki o şekilde ders vermek daha iyi gelir. ben maddi olarak sıkışıksam okulla beraber yapmayı düşünürdüm hatta.
0
centrolenidae
(14.10.18)
Hiç özel sektör görmemişsiniz herhalde. Düzen durmadan düğün yapıp çocuk yapmak nedendir, neyinize güveniyorsunuz hiç bilmiyorum. Doğacak çocuğa yazık etmeyin ve mesleğinizi layıkıyla yapmaya çalışın lütfen.
0
mutlusismankedi2015
(14.10.18)
birincisi istifa etmemen en sağlıklı olanı. ikincisi ise bu kadar zorluğa rağmen, evlilik müessesini devam ettirmeniz. eşiniz değerinizi bilmeli.
0
iwilldiealone
(14.10.18)
herkes çalışacak diye bir kural yok ama 1- hala taksit ödüyorsanız demek eşiniz de çok dolmuş taşmış bir insan değil. e şimdi hamilesiniz zaten, bu bebeğe nasıl bakacaksınız o kadar borçla filan? halı alamıyorken? 2. dönemin sonuna doğru doğum iznine ayrılabiliyorsunuz. o kadar sıkıldıysanız doğum iznini doğumdan önce 8 sonra 8 hafta, sonra da ücretsiz olacak şekilde alın madem. 1.5 yıl filan yapıyor bu kocaman bir süre. bol bol düşünürsünüz. oradaki evi de kapatırsınız eşinizin yanına gidersiniz. 2- hadi istifa ettiniz. gerçekten alternatif evde oturmak mı? dediğim gibi geçinebilecek misiniz bebekle ve borçla? çalışacak olsanız öğretmen olarak devlette çalışmaktan daha "kebap" iş maalesef yok şu anda memlekette. eşinizin işi garanti mi? ve diyelim ki o da sıkıldı işinden ne olacak? pişman oldunuz, atanabilecke misiniz tekrar? kanunu ne bunun? 3- hep akademisyen olmayı hayal etmiştim, sırf bunun için temel bilim okudum, bunun için y.dışında doktora yaptım vs. ama benim de hiç hayal ettiğim şekilde olmadı. yani kariyer değiştirmek çok normal ve "tanıdık" geliyor bana. ama bırakıp ev hanımı olmak biraz cüratkar hele hele bu kadar yeni evliyken, borçluyken, memleket bu haldeyken...bilemiyorum. elbette çok mutsuzsanız sizin bileceğiniz iş de; şu an halı yok diye hastasınız (en azındna siz kfanızda ona bağlamışsınız) yarın para sıkıntısından çocuğu istediğiniz bir okula filan gönderemezseniz daha büyük hasta olabilirsiniz. Ama derseniz ki yok asıl mutsuz bir anne olarak çocuk yetiştirirsem benim için daha büyük bir sorun, eşime de sonsuz güveniyorum. Atanmak için deliren binler var.
0
niye ama
(14.10.18)
dışarda daha mutlu bir hayat yok. benzer zorlukları her sektörde yaşarsınız.
belli başlı şeylere canınız sıkılmış anlaşılan bunların hepsini mesleğe yüklemeyin bir anda. dönemsel sorunlar +1
0
dedim dedim de kime dedim
(14.10.18)
bir kadının ev hanımlığını tercih etmeyi aklına getirmesi bile erkeğe yapılmış bir saygısızlık bence. çalışmak herkes için zor. eşiniz çalışmalı. sizin de mesleği bırakmamanızı tavsiye ederim.
0
srdr
(14.10.18)
Yorumlar bomboş. En iyisini sen bilirsin biz dwgil. Ben de matematik ogretmeniydim ancak bana gore cekilir dert degil. Sevdigim isi yapiyorum su an.
0
imelih
(14.10.18)
Senelerdir eşime bağımlıyım o kadar zor ki; anlatamam. Ona doğum günü hediyesi için hep ablamdan borç alırdım. Anneme hediye almak için ondan para isterdim. Azıcık para kazandım geçenlerde yeminle cennet bu olmali. Tüm yorgunluğum uçtu gitti. Evde de boş durmuyorsun zaten sürekli iş çıkıyor ama hiç göze görünmüyor.
0
for day to break
(14.10.18)
okumuş insan olarak çocuk bakıcılığı yapın.
0
fatih baker
(14.10.18)
Evlendim çocuguuda koydum daha be çalışıcam ki yaaa.....
Sb.Ayrıca bu indirimler (ki indirim yapılacak kalemler doğrudan enflasyon sepetindeki ürünler olacak) daha şimdiden %24ün üzerinde olan yıllık enflasyonu düşürür mü?
Sb.
Ayrıca bu indirimler (ki indirim yapılacak kalemler doğrudan enflasyon sepetindeki ürünler olacak) daha şimdiden %24ün üzerinde olan yıllık enflasyonu düşürür mü?
0
yemrem (12.10.18)
önce kamu alacak faizine doğrudan cumhurbaşkanı imzası ile yaptıkları zammı bir geri çeksinler, gerisine sonra bakarız.
0
babilbaligi
(12.10.18)
hocam pazartesi başlasa gidip 5 koli mal mı alacaksın? abi peşin alcaz bi %10 yap desen zaten yapar adam.
amaç kasım, aralık enflasyonu düşürrerek memura vs daha az zam yapmak.
0
dedim dedim de kime dedim
(12.10.18)
memur ve emekli zammını düşük tutmak için yapıyorlardır kesin. yüzde 10 inenler, ocaktan sonra yavaş yavaş yüzde 15 artar
0
barankovan
(12.10.18)
hangi 50 ürün olduğunu bilen eden var mı?
tamamen bişi yapıyoruz diye uydurulmuş aslında hiç bir şey yapılmayan bir kampanya.,
esnaf partisi esnaflara karşı bir hamle yapamaz.
nusret filan %10 indirmiş ama bak.
bi web sayfası yapmışlar orada bile yazmıyor bişi.
0
n62
(12.10.18)
peçete, kağıt havlu, çöp torbası, kuru maya, körü baharatı, oda spreyi gibi dehşet önemi olmayan, temel ihtiyaç gıda maddelerinden oluşmayan ürünler olduğunu düşünüyorum.
yani et ve süt ürünlerine bir indirim olacağını düşünmüyorum. şarbon dediler et fiyatları nispeten düşmüş olabilir(yemediğim için bilmiyorum) öte yandan tavuk ürünleri çok yükseldi diye haberler duydum, tavuk göğsünün kilosu 30 tl diye boy boy haberler çıktı.
şimdi şöyle düşünelim, kim bilir son 6 ayda doğalgaz, elektrik ve suya kim bilir kaç defa zam yapıldı?
madem sen vatandaşını düşünüyorsun, niye o zaman bunlara zam yapıp göstermelik 50üründe yüzde 10 indirim diyorsun?
onu geçtim.
dolardan önce 2.25 olan bim malı bir çikolata(halley çakması), bu gün 5.90 şimdi 5.90 üzerinden yüzde 10 indirim yapsa ne karımız olacak?
2 bilemedin 3 ay önce 2.25 di bu? bu oranı aşağı yukarı tüm gıda maddeleri için düşün bak. yüzde 10 değil ancak yüzde 100 yapması gerekir onda da 50 üründe dğeil herşeyde.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.